supplies

listen to the pronunciation of supplies
English - Turkish
(Askeri) İKMAL MADDELERİ (ABD SAVUNMA BAKANLIĞI, AMERİKAN SAVUNMA KURULU): Yiyecek, giyecek, teçhizat, silahlar, cephane, yakıt, malzemeler ve her tür makina dahil olmak üzere bir askeri komutanlığın teçhizatı, bakımı ve harekatı için gerekli olan tüm maddeler
(Askeri) ikmal maddeleri
materyal
ikmal maddesi
(Ticaret) ikmal malzemeleri
(Ticaret) tahsisat
(Ticaret) işletme malzemeleri
(Ticaret) ödenek
gereçler

Tom gereçler almak için şehir merkezine gitti. - Tom went downtown to buy supplies.

erzak

Neden gidip bazı erzaklar almıyorsun? - Why don't you go and buy some supplies?

Biraz tıbbi erzaklar almalıyız. - We need to get some medical supplies.

levazım
sağla

İnek bize süt sağlamaktadır. - The cow supplies us with milk.

Bu okul kendi öğrencilerine ders kitabı sağlamaktadır. - This school supplies textbooks to its students.

iktisadi mallar
(isim) levazım
edevat
supply
tedarik etmek
supply
ikmal

Hiç kimse böylesine büyük bir şehri asla havadan ikmal etmeye çalışmamıştı. - No one had ever tried to supply such a large city by air.

Lee'nin artık Petersburg'daki askerlerini ikmal edecek bir yolu yoktu. - Lee no longer had a way to supply his troops in Petersburg.

supply
tedarik

Tom ve Mary tedarik dolabında seks yaptı. - Tom and Mary had sex in the supply closet.

Bu su kulesi üç günlük tedariki tutar. - That water tower holds a three-day supply.

supply
sağlamak

Onlar teröristlere silah sağlamakla suçlandılar. - They were accused of supplying arms to terrorists.

supply
{i} arz

Son zamanlarda bu ürün için talep arzdan daha hızlı artmıştır. - Recently the demand for this product has increased faster than the supply.

Fiyatlar arz ve talebe bağlıdır. - Prices depend on supply and demand.

supplemental civilian supplies
(Askeri) ek sivil ikmal maddeleri
supplemental civilian supplies
(Askeri) EK SİVİL İKMAL MADDELERİ: Askeri devre esnasında temin edilen ve esas madde olarak telakki edilmeyen sivil ikmal maddeleri. Bu maddeler, harekat alanı komutanınca onaylandığı taktirde sivil makamlar tarafından finanse edilip programlanır
surplus military supplies
levazım fazlası
supply
{i} miktar

Bol miktarda suyumuz var. - We have a plentiful supply of water.

Yemekler arasında genellikle bol miktarda şekerleme, dondurma, patlamış mısır ve meyve yiyebiliyor. - Between meals, he usually manages to stow away a generous supply of candy, ice cream, popcorn and fruit.

supply
besleme
supply
karşılayan
supply
arz,v.sağla: n.tedarik
supply
tedarik eden
supply
sağlama

Onlar teröristlere silah sağlamakla suçlandılar. - They were accused of supplying arms to terrorists.

supply
karşılamak
supply
sağlayan
accompanying supplies
(Askeri) birlik ikmal maddeleri
consumable supplies
(Askeri) sarfedilebilir ikmal maddeleri
consumable supplies
(Askeri) tüketim ikmal maddeleri
hold on to supplies
(Askeri) ikmallere dayanmak
military supplies
(Askeri) askeri teçhizat
operational supplies
(Askeri) harekat ikmal maddeleri
seller of supplies
levazımatçı
supply
tamamlamak
supply
ayarlamak
supply
(Ticaret) işletme malzemesi
supply
vermek
supply
malzeme
supply
temin sağlama
supply
teslim etmek
supply
stok
supply
beslemek
supply
başkasının yerine bakan
supply
temin etme
supply
teçhiz etmek
supply
sunum
supply
mahrum etmemek
supply
donatmak
supply
kaynak

Hiçbir kaynak sınırsız değildir. - No supply is unlimited.

cleaning supplies
temizlik malzemesi
supply
mevcut
supply
verilmesi gerekli oran
supply
sağlanması gerekli miktar
supply
sağlama jüyesi
supply
{f} sağla

İnekler bize süt sağlar. - Cows supply us with milk.

En kısa sürede bana bu bilgiyi sağlayın. - Supply me with this information as soon as possible.

scientific supplies
laboratuvar ve fen ile ilgili ihtiyaç malzemeleri
share water supplies
hisse su kaynakları
supplies of
sarflar
supply
vekil
water supplies
su kaynakları
accompanying supplies
(Askeri) KITA YÜKÜ, BİRLİK İKMAL MADDELERİ: Birlik tarafından hedef bölgesine götürülen her sınıf ikmal maddeleri
administrative supplies
(Ticaret) idari malzemeler
air force supplies
(Askeri) HAVA İKMAL MADDELERİ: Hava makamları tarafından temin edilip Ordu veya Deniz ikmal makamlarına dağıtılan hava ikmal maddeleri
air movable supplies
(Askeri) HAVADAN NAKLEDİLEBİLİR İKMAL MADDELERİ: Bir hava meydanından veya küçük toprak pistten diğer bir hava meydanına veya belirli bir atma bölgesine yada iniş bölgesine, havadan nakledilebilir her sınıf ikmal maddeleri. Hava indirme birliklerinin ve havadan nakledilen birliklerin beraberlerinde taşıdıkları ikmal maddeleri buna dahil değildir
army supplies
(Askeri) KARA ORDUSU İKMAL MADDELERİ: Kara ordusu teknik hizmetleri tarafından tedarik ve depo edilerek kara ordusu birlik, tesis ve teşkillerine dağıtılan ikmal maddeleri
assault supplies
(Askeri) hücum ikmal maddeleri
assault supplies
(Askeri) HÜCUM İKMAL MADDELERİ: Bir birlik hücum unsurlarının hedef bölgesine beraberlerinde götürdükleri her sınıftan ikmal maddeleri
authorized allowance of supplies
(Askeri) YETKİ VERİLMİŞ İKMAL MADDELERİ İSTİHKAKI: İstihkak çizelgelerine; teşkilat ve malzeme kadrolarına veya yetkili bir makamın emrine uygun olarak, kullanma yetkisi verilmiş ikmal maddeleri
care of supplies in storage
(Askeri) DEPOLAMADA KORUYUCU TEDBİRLER: Denetlemek, herhangi şekilde bozulmayı giderici tedbirler almak ve dağıtıma hazır hale getirmek suretiyle depolanmış ikmal maddeleri ve teçhizatın hizmete elverişli durumda muhafazalarını sağlayan bir program
civilian supplies
(Askeri) SİVİL HALKA YARDIM İKMAL MADDELERİ, SİVİL İKMAL MADDELERİ: Silahlı kuvvetler tarafından idare edilen bölgelerde; sivil halka, hükümete ve memleket ekonomisine temin edilen eşya, gıda maddeleri ve hizmet
class i supplies
(Askeri) I NCİ SINIF İKMAL MADDELERİ: Her türlü şartlar altında değişmeyen bir ortalama günlük nispet dahilinde tüketilen rasyon, yem ve kantin ikmal maddeleri nevinden ikmal maddeleri. Ayrıca bakınız: "supplies"
class ii supplies
(Askeri) II NCİ SINIF İKMAL MADDELERİ: Şahıslara ve birliklere ilk dağıtım tahsisi istihkak çizelgeleri, teşkilat ve malzeme kadroları ve diğer ilgili liste ve çizelgelerle tespit edilmiş bulunan II nci sınıf (A), IV nci sınıf, IV ncü sınıf (A) ikmal maddeleri arasında bulunmayan giyecek, birlik malzeme ve teçhizat ve araçları ile yedek parçaları. Ayrıca bakınız: "supplies"
class ii supplies
(Askeri) (A) II NCİ SINIF HAVA İKMAL MADDELERİ: Birliklere ilk dağıtım tahsisi, ilgili istihkak çizelgeleri listeleriyle emredilmiş hava ikmal maddeleri ve teçhizatı. Ayrıca bakınız: "supplies"
class iii supplies
(Askeri) (A) III NCÜ SINIF HAVA İKMAL MADDELERİ: Uçak benzin ve yağları. Ayrıca bakınız: "supplies"
class iv supplies
(Askeri) 4 NCÜ SINIF İKMAL MADDELERİ: Teşkilat ve malzeme kadrolarında tahsisleri tespit ve tasnif edilmemiş ikmal maddeleri ve teçhizat. Normal olarak, tahkimat ve inşaat malzemesi, özel makine ve iş makineleri ile diğer özel ikmal maddeleri ve ilk dağıtım yetkisi verilmiş maddelerden ek dağıtım miktarları bu ikmal maddelerine dahildir. Ayrıca bakınız: "supplies"
class iv supplies
(Askeri) (A) 4 NCÜ SINIF HAVA İKMAL MADDELERİ: Teşkilat ve malzeme kadrolarında tahsisleri belirtilmemiş ve bir tasnife tabi tutulmamış veya haklarında özel tedbirler alınması ve kontrolü gerektiren hava ikmal maddeleri ve teçhizatı. Ayrıca bakınız: "supplies"
class v supplies
(Askeri) (A) 5 NCİ SINIF HAVA İKMAL MADDELERİ: Uçak mühimmat ve bombaları, roketler, aydınlatma ve işaret fişekleri ile benzeri sarf edilebilir müteferrik aksam. Ayrıca bakınız: "supplies"
class v supplies
(Askeri) 5 NCİ SINIF İKMAL MADDELERİ: Her tipten mühimmat (kimya dahil) infilak maddeleri, tanksavar ve antipersonel mayınlar, tapalar, detonatörler, işaret ve aydınlatma mühimmatı. Ayrıca bakınız: "supplier"
common supplies
(Askeri) MÜŞTEREK İKMAL MADDELERİ: İki veya daha fazla Kuvvet Komutanlığında müşterek olarak kullanılan ikmal maddeleri
consumable supplies
(Askeri) SARFEDİLEBİLİR İKMAL MADDELERİ, TÜKETİM İKMAL MADDELERİ: Kalem başına 100 dolardan az değerdeki sarf edilmeyen ikmal maddeleri ile bütün sarfedilebilir ikmal maddelerini içine alan ve program masraf hesapları çalışmalarında faydalanılan özel bir sınıflandırma. Bu sınıflandırmanın sarf edilmeyen malzeme demirbaş eşya defteri kayıtlarının tutulması ile ilgili mevcut düzeni değiştirici bir etkisi yoktur
consumable supplies and material
(Askeri) SARF EDİLEBİLİR İKMAL MADDELERİ VE MALZEME, TÜKETİM İKMAL MADDELERİ VE MALZEME: Bak. "expendable supplies and material"
controlled supplies
(Askeri) KONTROLLU İKMAL MADDELERİ: İlgili sınıf başkanının tespit ettiği öncelik sırasına göre ve mahdut miktarlarda dağıtımı yapılan ikmal maddeleri. Ayrıca bakınız: "controlled item" ve "regulated item"
controlled supplies
(Askeri) kontrollü ikmal maddeleri
critical supplies and materials
(Askeri) KRİTİK İKMAL MADDE VE MALZEMELERİ: Harekatın desteklenmesi için çok gerekli ancak çeşitli nedenlerden dolayı kısıtlı miktarda ikmal edilebilen veya kısıtlı miktarda ikmal edilmesi beklenen ikmal maddeleri. Ayrıca bakınız: "critical item", "regulated item"
deteriorating supplies
(Askeri) AZ DAYANIKLI İKMAL MADDELERİ. DAYANIKSIZ İKMAL MALZEMELERİ: Kullanılsın veya kullanılmasın, bir veya iki sene zarfında bozulması muhtemel maddeler. Bak. "perishable supplies", "nondeteriorating supplies"
echelonment of supplies
(Askeri) İKMAL MADDELERİNİN KADEMELENMESİ: İkmal maddelerinin kıtalara dağıtımında aksaklığa meydan vermemek için, stokların; en büyüğü muharebe meydanının gerisine ve diğerleri de cepheye doğru azalan miktarlarla kademelenmek ve en küçüğü cepheye en yakın olmak üzere, kademeli şekilde depolanmaları
essential civilian supplies
(Askeri) esas sivil ikmal malzemeleri
essential civilian supplies
(Askeri) ESAS SİVİL İKMAL MALZEMELERİ: Askeri harekat esnasında, bu harekat için zararlı hastalık ve huzursuzlukları önlemek bakımından elzem olan veya yerel üretim sayesinde ikmali kolaylaştıran sivil ikmal maddeleri
expendable supplies and material
(Askeri) TÜKETİLEBİLİR MÜSTEHLİK İKMAL MADDELERİ VE MALZEME (NATO): Onarımlarda ve sıhhi-fenni tesis çalışmalarında bu terim, dağıtıldıkları zaman bakım ve inşaat faaliyetlerinde tüketilen ve dolayısıyla muhasebe kayıtlarından düşülen sarfedilebilir maddelere uygulanır
general supplies
(Askeri) GENEL İKMAL MADDELERİ: Ordu donatım levazım ve ulaştırma ikmal maddelerine uygulanan sınıflararası bir sınıflandırma. Ordu donatım genel ikmal maddeleri, mühimmat hariç, bir teşkilatın idamesi bakımından lüzumlu bütün ordu donatım ikmal maddelerini içine alır. Levazım genel ikmal maddeleri; -binalardaki sabit tesisler, yiyecek, yakıt, giyecek, ve şahsi teçhizat hariç- bir komutanlığın iskanı, iaşesi ve idamesi için gerekli levazım malzeme ve teçhizatını ihtiva eder. Ulaştırma genel ikmal maddeleri; raf maddelerini ve genellikle özel kontrollara tabi olmayan maddeleri içine alır
general supplies and maintenance loading
(Askeri) İKMAL MADDELERİ VE BAKIM MALZEMESİ YÜKLEMESİ: Bir geminin, sadece ikmal maddeleri ve bakım malzemesi ile yüklemesi
general supplies open storage space
(Askeri) GENEL İKMAL MADDELERİ AÇIK DEPOLAMA SAHASI: Tesirsiz cephane ana parçalarını içine alan genel ikmal maddelerinin depolanmasında kullanılmak üzere inşa edilen islah edilmiş depolama sahası ile, bu gibi depolama maksatları için kullanılan, islah edilmemiş depolama sahaları
hazardous supplies
(Askeri) tehlikeli ikmal maddeleri
hazardous supplies
(Askeri) TEHLİKELİ İKMAL MADDELERİ: Yanıcı, patlayıcı ve zehirli olmaları sebebiyle, personel ve malzeme için tehlikeli olan ikmal maddeleri
hold on to supplies
(Askeri) İkmallere güvenmek, ikmallere dayanmak
library fittines and supplies
kütüphane malzemeleri
maintenance supplies
(Askeri) BAKIM İKMAL MADDELERİ: Harp silah ve vasıtaları ile malzemenin bakımında kullanılan ikmal maddeleri. Ayrıca bakınız: "replacement supplies" ve "replenishment supplies"
medical supplies
(Askeri) TIBBİ/SIHHİ İKMAL MADDELERİ
navy supplies
(Askeri) DENİZ İKMAL MADDELERİ: Deniz makamları tarafından tedarik edilip depolanan ve Deniz Birlik, teşkil ve müesseselerine dağıtılan ikmal maddeleri
noncommon supplies
(Askeri) MÜŞTEREK OLMAYAN İKAMET MADDELERİ: Bak. "supplies"
nondeteriorating supplies
(Askeri) ÇOK DAYANAN İKMAL MADDELERİ: Oldukça uzun bir süre işe yarar vaziyette kalmaları beklenen maddeler. Muhtemel kullanma süreleri, genel olarak, tespit edilir. Bu terim, daha çok, yiyecek hariç; diğer ikmal maddeleri için kullanılır. Bak. "nonperishable supplies" ve "deteriorating supplies"
nonexpendable supplies
(Askeri) SARF EDİLMEYEN İKMAL MADDELERİ: Bak. "nonexpendable supplies and material"
nonexpendable supplies and material
(Askeri) (NATO) SARF EDİLMEYEN İKMAL MADDELERİ VE MALZEME (NATO): Silahlar gibi kullanılmakla tüketilmeyen, orijinal mahiyetlerini kullanma süresince muhafaza eden ve normal olarak müteakiben hesabının tutulması gereken maddeler
nonexpendable supplies and material
(Askeri) (DOD, IADB): SARF EDİLMEYEN İKMAL MADDELERİ VE MALZEME (AMERİKAN SAVUNMA BAKANLIĞI, AMERİKAN SAVUNMA KURULU): Silahlar, makinalar ve teçhizat gibi kullanılmakla tüketilmeyen ve orijinal mahiyetlerini, kullanma süresince muhafaza eden ikmal maddeleri ve malzeme
nonperishable supplies
(Askeri) BOZULMAYAN İKMAL MADDELERİ: Bak. "nonperishable items" ve "perishable supplies
nonstandard supplies
(Askeri) STANDART OLMAYAN İKMAL MADDELERİ: İkmal katalogunda bulunan fakat, normal olarak depo sisteminde depolanmayan bir madde
office supplies
büro malzemesi
operational supplies
(Askeri) HAREKAT İKMAL MADDELERİ: Bir denizaşırı harekat alanına ait normal tahsislerin üstünde olan ve bu alanın lojistik ve harekat planlarının desteklenmesi için gerekli bulunan ikmal maddeleri
ordnance supplies
(Askeri) ORDUDONATIM İKMAL MADDELERİ: Depolama, dağıtım ve bakım için ordudonatım sınıfına tahsis edilen askeri ikmal maddeleri. Bu maddeler, ordudonatım sınıfına tahsis edilen bütün ham maddeler ile imal edilmiş malzeme ve parçalardan meydana gelir
perishable supplies
(Askeri) ÇABUK BOZULABİLEN İKMAL MADDELERİ; BOZULMAYA ELVERİŞLİ İKMAL MADDELER: Gerektiği şekilde bakılmadıkları, muhafaza edilmedikleri veya soğuk tutulmadıkları takdirde süratle çürüyen veya bozulan ikmal maddeleri. Bak. "nonperishable supplies"
rehabilitation supplies
(Askeri) DEĞİŞTİRME İKMAL MADDELERİ: Bak. "replacement"
replacement supplies
(Askeri) değiştirme ikmal maddeleri
replacement supplies
(Askeri) DEĞİŞTİRME İKMAL MADDELERİ: Bak. "replacement"
replenishment supplies
(Askeri) BÜTÜNLEME İKMAL MADDELERİ: Belirli devreler sırasında dağıtım veya zayiat sebebiyle tükenmiş veya azalmış olan stokları yeniden tesis etmek için, belirli fasılalarla istenen ikmal maddeleri
replenishment supplies
(Askeri) bütünleme ikmal maddeleri
reserve supplies
(Askeri) YEDEK İKMAL MADDELERİ: Yeterli bir ikmal faaliyetinin devamını temin maksadıyle, mevcut ihtiyaçlardan fazla olarak biriktirilmiş ikmal maddeleri. Bunlara sadece "reserve" de denir. Ayrıca bakınız: "base reserves", "battle reserves", "beach reserves", "contingency retention stock", "economic retention stock", "general reserves", "individual reserves", "mobile reserves", "operational reserve", "unit reserve" ve "war reserve"
serviceable supplies
(Askeri) HİZMETE ELVERİŞLİ İKMAL MADDELERİ: Hurda olanlar dışında, dağıtıma ve bulundukları durumda kullanılmaya elverişli ikmal maddeleri
shop supplies
(Askeri) TAMİRHANE İKMAL MADDELERİ: İşletme ve bakım sırasında sarf edilen sarfa tabi maddeler (temizleme bezleri, yağlar, eritici maddeler, izole bant, salmastra, kaynak tozu, kaynak çubuğu)
standard supplies
(Askeri) STANDART İKMAL MADDELERİ: Bütün ordu da kullanılmaları kabul edilmiş ikmal maddeleri. Buna (standard stock) da denir. STANDARD TABLE OF ORGANIZATION AND EQUIPMENT: STANDART TEŞKİLAT VE MALZEME KADROSU: Tatbikattaki tecrübeler sonucu doğruluğu sabit olan ve bütün Kara Ordusuna teşmil edilen kadro. Bak. "table of organization and equipment"
stationery and office supplies
kırtasiye ve büro malzemesi
supply
(fiil) karşılamak, sağlamak, gidermek, ihtiyacı karşılamak, tedarik etmek, temin etmek, yerini doldurmak
supply
{i} ikmal malzemesi
supply
{i} ödenek
supply
tatmin etmek
supply
uyumlu biçimde
supply
{i} bütçe
supply
uysalca
supply
esnek olarak
supply
(Askeri) İKMAL: İkmal maddelerinin cins ve miktarlarının belirlenmesi dahil, tedariki, dağıtımı, depo bakımı ve muhafazası
supply
{i} karşılama
supply
{i} levazım
supply
{i} yerine geçen kimse
supply
elastik olarak
supply
{f} gidermek
supply
temin

Biz içecek suyun temini için nehre bağlıyız. - We depend upon the river for the supply of water to drink.

Japonya, petrol temini için Arap ülkeleri bağlıdır. - Japan depends on the Arab countries for its oil supply.

supply
gereç
supply
stok miktar
supply
{i} verme

İnternet'te hiçbir siteye gerçek adımı vermem. - I don't supply my real name to any site on the Internet.

Hiçbir İnternet sitesine gerçek adımı vermem. - I don't supply my real name to any Internet site.

supply
(Nükleer Bilimler) kaynak,arz, taahhüt
supply
{f} with (birinin ihtiyacını) karşılamak; (bir şeyi) bulup (müşteriye) ulaştırmak: He supplies us with tobacco. Tütün ihtiyacımızı karşılıyor
supply
temin etmek
supply
bir makamı işgal etmek
supply
erzak
supply
sunu
supply
takviye
supply
(Hukuk) sağlanım
supply
yerini doldurmak
supply
sağlanmak
switching power supplies
bağlama güç kaynakları
take on supplies
ikmal yapmak
unlimited supplies of labor
(Ticaret) sınırsız emek arzı
unserviceable supplies
(Askeri) HİZMETE ELVERİŞSİZ İKMAL MADDELERİ: Dağıtıma hazır eldeki stok durumuna gelmeden önce onarıma, işleme veya değişikliğe ihtiyaç gösteren bütün ikmal maddeleri
wrapping and packing supplies
sargı ve paket malzemesi
English - English
Materiel for the support and maintenance of military forces
Oil bunkers and provisions available
Regular expense items necessary in the daily operation of a firm, but not part of its final product
expenditures for goods acquired for the purpose of current operation These items are consumable, perishable or short lived, and are subject to material change Also included are items of a durable nature with an anticipated useful life of less than one year or with a unit acquisition cost of less than $1,000
all personal property including but not limited to equipment, materials, printing, insurance and leases of real property
All personal property excluding equipment, intangible property, debt instruments, and inventions of a contractor conceived or first actually reduced to practice in the performance of work under a funding agreement ("subject inventions"), as defined in 37 CFR Part 401, "Rights to Inventions Made by Non-profit Organizations and Small Business Firms Under Government Grants, Contracts, and Cooperative Agreements "
Goods that are purchased frequently and with a minimum of effort
To make materials available for use
Materials used in a business that do not generally become part of the sales product and were not purchased to be resold to customers
Products that a business buys for its operations, but that are not part of inventory
Plural of supply
  All property, except as otherwise provided by law, including but not limited to equipment, materials, printing, and commodities, and excluding land or any interest in land
{i} provisions, food and other regular goods that people need every day; stores
consumable items with no measurable life and costs of less than $2000
downloads
supplies department
inventory department, department in charge of ensuring a constant supply of goods
power supplies
plural form of power supply
supply
The act of supplying

supply and demand.

supply
To provide (something), to make (something) available for use
supply
An amount of something supplied

A supply of good drinking water is essential.

supply
To furnish or equip with
supply
provisions
supply
To compensate for, or make up a deficiency of
supply
To act as a substitute
supply
In a supple manner, with suppleness
supply
The food, and the like, which meets the daily necessities of an army or other large body of men; store; used chiefly in the plural; as, the army was discontented for lack of supplies
supply
{f} provide something that is needed or desired; furnish, equip; make up for, compensate for; temporarily substitute for
supply
Serving to contain, deliver, or regulate a supply of anything; as, a supply tank or valve
supply
{i} act of providing; provision, something that is supplied; reserve, stock; quantity of a commodity available for purchase (Economics)
supply
{n} a relief of want, aid, support, recruit
supply
{v} to fill up, afford, furnish, relieve
Supply
sup
share water supplies
divide up water reserves
suppli
rice croquette filled with mozzarella or meat
supply
the quantity of a good or service that a household or firm would like to sell at a particular price
supply
The amount of goods available in the market to be sold at a given price The term is often coupled with demand supply and demand The appraisal principle that follows the interrelationship of the supply of and demand for real estate As appraising is based on economic concepts, this principle recognizes that real property is subject to the influences of the marketplace just as is any other commodity (See appraisal, demand)
supply
The ductwork that carries air from the air handler to the rooms in the building
supply
quantity of goods and services offered at all prices
supply
That which supplies a want; sufficiency of things for use or want
supply
If you supply someone with something that they want or need, you give them a quantity of it. an agreement not to produce or supply chemical weapons. a pipeline which will supply the major Greek cities with Russian natural gas. the blood vessels supplying oxygen to the brain
supply
The production of electricity This is the portion you may be able to choose
supply
(real estate term) The amount of goods available in the market to be sold at a given price The term is often coupled with demand
supply
refers to the amount of a commodity that present or potential sellers want to put on the market, in response to the price offered by (or on behalf of) buyers (Evans, 1984)
supply
An amount of money provided, as by Parliament or Congress, to meet the annual national expenditures; generally in the plural; as, to vote supplies
supply
The willingness and ability of producers to offer a good or service for sale
supply
state or say further; "`It doesn't matter,' he supplied"
supply
The amount of goods and services available to satisfy human wants
supply
Quality of a good or service that a producer is willing and able to produce at a given price
supply
means the provision of property or a service in any manner, including sale, transfer, barter, exchange, licence, rental, lease, gift or disposition
supply
the willingness and ability to offer goods and services for sale
supply
offering goods and services for sale
supply
an amount of something available for use
supply
A person who fills a place for a time; one who supplies the place of another; a substitute; esp
supply
Auxiliary troops or reënforcements
supply
The act of supplying; supplial
supply
To fill temporarily; to serve as substitute for another in, as a vacant place or office; to occupy; to have possession of; as, to supply a pulpit
supply
To serve instead of; to take the place of
supply
the operations normally involved in furnishing, providing, affording or distributing items of supply to a user to satisfy stated requirements The function includes all actions from the initial determination of requirements as to kind and quality through testing, standardization, adoption, modification, procurement, acceptance, receipt, storage, issue, maintenance, distribution, salvage, reissue, disposal, accountability, responsibility and stock control
supply
circulate or distribute or equip with; "issue a new uniform to the children"; "supply blankets for the beds"
supply
To fill up, or keep full; to furnish with what is wanted; to afford, or furnish with, a sufficiency; as, rivers are supplied by smaller streams; an aqueduct supplies an artificial lake; often followed by with before the thing furnished; as, to supply a furnace with fuel; to supply soldiers with ammunition
supply
You can use supplies to refer to food, equipment, and other essential things that people need, especially when these are provided in large quantities. What happens when food and gasoline supplies run low? The country's only supplies are those it can import by lorry from Vietnam
supply
A supply of something is an amount of it which someone has or which is available for them to use. The brain requires a constant supply of oxygen Most urban water supplies in the United States now contain fluoride in varying amounts
supply
The relationship between price and the quantity of a product suppliers place on the market during a specified time period, for all possible prices
supply
A material item of an expendable nature that is consumed, wears out, or deteriorates in use; or one that loses its identity through fabrication or incorporation into a different but more complex unit or substance
supply
In health economics, the quantity of services provided or personnel in a given area
supply
a relationship between price and quantity supplied (chapter 3)
supply
provide or furnish with; "We provided the room with an electrical heater"
supply
The quantity of items available at a given price
supply
to lease, hire, purchase, loan or otherwise obtain Explanation of the OHSE statements
supply
If something is in short supply, there is very little of it available and it is difficult to find or obtain. Food is in short supply all over the country. money supply supply and demand supply side economics water supply system
supply
provide what is desired or needed, especially support, food or sustenance; "The hostess provided lunch for all the guests"
supply
the activity of supplying or providing something
supply
Français : Offre Deutsch : Angebot
supply
refers to the quantities of a product that producers are willing and able to offer at a given price during some period of time
supply
To give; to bring or furnish; to provide; as, to supply money for the war
supply
a schedule that shows the various quantities of things offered for sale at various prices at a point in time
supply
Supply is the quantity of goods and services that can be made available for people to buy. Prices change according to supply and demand. demand
supply
The quantities of goods or services producers are willing to offer to sell at any given price, for a given period of time
supply
                         Schedule of how much sellers are willing and able to sell at different prices in a given period of time
supply
a clergyman who supplies a vacant pulpit
supply
amount of a commodity available for meeting a demand or for purchase at a given price
supply
offering goods and services for sale an amount of something available for use provide or furnish with; "We provided the room with an electrical heater
supplies
Favorites