uğraştırmak

listen to the pronunciation of uğraştırmak
Türkisch - Englisch
to cause (someone) a lot of tiring effort, put (someone) to a lot of trouble
to cause a lot of work; to annoy, to trouble, to bother
to make (someone) struggle with (a job), busy (someone) with (a job), put (someone) to work doing (a job)
annoy
trouble
apply
uğraş
{i} occupation
uğraş
{i} endeavor

I wish you the best of luck in your next endeavor. - Bir sonraki uğraşında sana iyi şanslar diliyorum.

uğraş
{i} avocation
uğraş
strove
uğraş
career
uğraş
fight
uğraş
profession

I love dealing with professionals. - Profesyonellerle uğraşmayı seviyorum.

uğraş
struggle on
uğraş
{f} striven
uğraş
cope with
uğraş
dealt

That's how we dealt with it. - O, bizim onunla nasıl uğraştığımızdır.

Have you ever dealt with a problem like this? - Sen hiç böyle bir sorunla uğraştın mı?

uğraş
deal with

Her boss is hard to deal with. - Onun patronu ile uğraşmak zordur.

Such a problem is hard to deal with. - Böyle bir sorun ile uğraşmak zordur.

uğraş
deal

Cancer patients often have to deal with debilitating bouts of nausea. - Kanser hastaları sıklıkla bulantı nöbetlerini azaltmakla uğraşmak zorundadır.

Her boss is hard to deal with. - Onun patronu ile uğraşmak zordur.

uğraş
{f} striving
uğraş
struggle

I struggled for a few months. - Birkaç ay boyunca uğraştım.

He solved the problem in five minutes that I had struggled with for two hours. - Benim iki saat uğraştığım problemi beş dakikada çözdü.

uğraş
employment
uğraş
attend to

I have other things to attend to. - Uğraşacağım başka şeylerim var.

uğraş
cope
uğraş
strive
uğraş
pursuit
uğraş
pastime

In my opinion, Tatoeba is a pleasant and instructive pastime. - Bence Tatoeba hoş ve eğitici bir uğraştır.

uğraş
{f} dealing

I'm not used to dealing with people like Tom. - Tom gibi insanlarla uğraşmaya alışkın değilim.

I love dealing with professionals. - Profesyonellerle uğraşmayı seviyorum.

uğraş
dealt with
uğraş
{i} endeavour
uğraş
{i} wrestle
uğraş
{i} exertion
uğraş
{i} engagement
uğraş
{i} toil
uğraş
{i} tug
uğraş
striving, struggle, endeavor, strong and determined effort or exertion
uğraş
resource
uğraş
(Hukuk) (iş veya mesleği kapsar) occupation
uğraş
endeavour [Brit.]
uğraş
occupation, work
uğraş
profession, occupation, pursuit; struggle, fight
önemsiz işlerle uğraştırmak
sidetrack
uğraştırmak
Favoriten