bununla

listen to the pronunciation of bununla
Türkçe - İngilizce
with this

Tom won't get away with this. - Tom bununla birlikte uzaklaşmayacaktır.

I am not concerned with this. - Ben bununla ilgilenmiyorum.

birlikte/beraber nevertheless, however, yet
per quod
by that
bununla birlikte
however

However, in China, they don't use a word for human rights, but instead express it as fundamental rights. - Bununla birlikte, Çin'de, onlar insan hakları için bir kelime kullanmıyor fakat bunun yerine onu temel haklar olarak ifade ediyorlar.

Everybody has a right to his own opinion. However, sometimes it's better not to tell anybody what that opinion is. - Herkesin kendi düşüncesini söyleme hakkı vardır. Bununla birlikte, bazen o fikrin ne olduğunu kimseye söylememek daha iyidir.

bu
this
bununla birlikte
besides
bununla beraber
nevertheless
bununla beraber
nonetheless
bununla birlikte
nevertheless

Nevertheless, many are choosing early retirement. - Bununla birlikte, birçok kişi erken emekliliği tercih ediyor.

Nevertheless I think the experiment was successful. - Bununla birlikte deneyin başarılı olduğunu düşünüyorum.

bununla birlikte
though
bununla beraber
that being said
bununla beraber
notwithstanding
bununla beraber
nathless
bununla beraber
natheless
bununla beraber
forall that i know
bununla beraber
come to that
bununla beraber
having said that
bununla beraber
in despite of
bununla beraber
(Kanun) therewith
bununla birlikte
in the meantime
bununla birlikte
doch
bununla birlikte
none the less
bununla birlikte
having said that
bununla birlikte
that being said
bununla birlikte
still
bununla birlikte
after all
bununla birlikte
in addition to this
bununla beraber
therewithal
bununla beraber
nontheless
bununla beraber
withal
bununla beraber
at the same time
bununla birlikte
at the same time
bununla birlikte
for all that
bununla birlikte
a) in addition to this b) still, nevertheless, however
bununla ilgili olarak
hereof
bununla birlikte
altough
bu
dies
bu
present
bu
quod
bu
so
bununla birlikte
although
bu
this one
bu
such
bununla birlikte
howbeit
bununla birlikte
but then
bununla beraber
yet
bu
bundle
bununla beraber
still
bununla beraber
(deyim) all the same
bununla beraber
despite
bununla beraber
howbeit
bununla birlikte
withal
İngilizce - İngilizce

bununla teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

BU
Boston University
BU
broken up; referring to the scrapping of a decommissioned ship
bu
stammered version of but, usually spoken when in denial
bu
bushel, a unit of weight or dry measure
bu
"Military" or "warrior" A concept denoting the entire military dimension of feudal Japan
bu
(boo) Martial
BU
large private university located in Boston (Massachusetts, USA)
bu
abbreviation for bushels
bu
Footwork/Stances
bu
"Martial" See Budo
bu
Butadiene-binder
bu
Martial
bu
martial art (litt to stop a spear)
bu
abbreviation for Brilliant Uncirculated
bu
the grade of a coin without any signs of wear that has never been in circulation (identical to mint state or uncirculated)
bu
martial arts
bu
Business Unit
bu
Bulgaria
bu
Short for Brilliant Uncirculated
bu
In Aikido, Bu signifies valor and indomitable spirit, not contention and strife Aikido is the ultimate expression of Bu, which originally meant to keep two weapons from coming together
bu
Warrior
bu
Bushel
bu
buried
bu
"Military" or "warrior " A concept denoting the entire military dimension of feudal Japan
Türkçe - Türkçe

bununla teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

bununla birlikte
Buna ek olarak
bununla birlikte
Bunun böyle olduğuna bakmayarak
BU
(Osmanlı Dönemi) (Y) f. Koku, râyiha
Bununla beraber
(Hukuk) İLLA VE LAKİN
Bununla birlikte
hoş
bu
Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösterir
bu
En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılır (Çekim sırasında bunu, buna, bunda, bundan, biçimlerine girer. Çokluk biçimi bunlar)
bu
Koku
bununla