boşaltarak

listen to the pronunciation of boşaltarak
Türkçe - İngilizce
teeming
dumping
voiding
pouring
evacuating
boşalt
(Bilgisayar) free
boşalt
evacuate

The hotels along the beach were evacuated. - Sahil boyuncaki oteller boşaltıldı.

We need to evacuate the building. - Binayı boşaltmamız gerekiyor.

boşalt
cleanout
boşalt
(Bilgisayar) drain

The plumber pumped out the water in order to drain the pipe. - Tesisatçı boruyu boşaltmak için suyu dışarı pompaladı.

The river drains five provinces. - Nehir beş ili boşaltır.

boşalt
(Bilgisayar) clear

Clear the road. It's not safe. - Yolu boşaltın. Güvenli değil.

I've cleared my schedule. - Programımı boşalttım.

boşalt
(Bilgisayar) empty

Tom had to empty his apartment in two days. - Tom iki gün içerisinde apartmanını boşaltmak zorundaydı.

It is time to empty the garbage. - Çöp boşaltma zamanıdır.

boşalt
make empty
boşalt
make hollow
boşalt
{f} evacuating
boşalt
clean out
boşalt
make void
boşalt
{f} voiding
boşalt
{f} dump

These corporations want to dump lead and radioactive waste in our drinking water. This cannot be tolerated. - Bu şirketler kurşun ve radyoaktif atıkları içme suyumuza boşaltmak istiyorlar. Bu hoşgörülemez.

Before going to bed, he usually takes all the coins from his pockets and dumps them on the table. - Yatmadan önce genelde ceplerindeki tüm bozuk paraları çıkartıp masaya boşaltır.

boşalt
{f} handling
boşalt
drain down
boşalt
{f} teeming
boşalt
{f} pouring
boşalt
{f} void
boşalt
pour

She poured boiling water into the cup. - Kaynayan suyu bardağa boşalttı.

The crowd poured out of the auditorium. - Kalabalık konferans salonunu boşalttı.

boşalt
clear out
boşalt
{f} uncharged
boşalt
{f} discharge

A sewage treatment plant discharged toxic chemicals into the town's water supply. - Bir atık su arıtma tesisi şehrin su kaynağının içine zehirli kimyasallar boşalttı.

boşalt
vacate

We need to vacate the house by the end of the month at the latest. - En geç ayın sonuna kadar evi boşaltmamız gerekiyor.

boşalt
(Biyoloji) excrete
boşalt
unload

The farm workers unloaded the truck. - Çiftçiler kamyonu boşalttı.

They unloaded the ship. - Gemi yükünü boşalttı.

boşaltarak