aim at

listen to the pronunciation of aim at
İngilizce - Türkçe
hedeflemek

Sadece şöhreti hedeflemek yanlıştır. - It is wrong to aim at fame only.

kastetmek
niyet etmek
hedef almak
arzu etmek
niyet et
muradetmek
(bir şeyi) (bir yere) fırlatmak
(Fiili Deyim ) 1- -e çalışmak , gayret etmek 2- -meyi çok arzu etmek , niyetinde olmak
niyetlenmek
amaçlamak
çalışmak
çalışmak ( e)
(silahı) (birine/bir yere) doğrultmak
direct
yöneltmek
direct
{f} yönlendirmek

Trafik ışıkları trafiği yönlendirmek için kullanılır. - Traffic lights are used to direct traffic.

direct
yönetmek

Sami bir film yönetmek istiyordu. - Sami wanted to direct a film.

direct
direkt

Kelimesi kelimesine direkt çeviriler değil, doğal görünen çeviriler istiyoruz. - We want natural-sounding translations, not word-for-word direct translations.

Tom'a direkt bir emir verdim ama umursamadı. - I gave Tom a direct order, but he ignored it.

direct
{f} idare etmek
direct
{s} kestirme

Tom'un kötü bir yön kestirme yeteneği var. - Tom has a poor sense of direction.

direct
adres yazmak gönderiye
direct
tereddütsüz
direct
emretmek
direct
yolu tarif etmek
direct
duraklamadan
direct
{s} direkt, doğrudan, dolaysız
direct
(sıfat) direkt, doğru, doğrudan doğruya; dolaysız; kestirme; açık; anlaşılır; dürüst; güneş çevresinde doğudan batıya dönen
direct
{s} açık

Anlamıyorum; daha açık olmak zorundasın. - I don't understand; you have to be more direct.

Umarım yol tariflerim açıktı. - I hope my directions were clear.

direct
{s} doğrudan doğruya

Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir. - Everyone has the right to take part in the government of his country, directly or through freely chosen representatives.

Çıplak gözle ya da dürbün ya da teleskop gibi herhangi bir aletle doğrudan doğruya güneşe bakmamalısın. - You should never look directly at the Sun with the naked eye or through any instrument such as binoculars or a telescope.

direct
doğrultmak
direct
{f} direktif vermek
direct
{f} komuta etmek
İngilizce - İngilizce
To design for a particular audience

This program is aimed at the educated over 40's.

direct towards; mean by, intend by
peg at
direct
aim at

    Türkçe nasıl söylenir

    eym ät

    Telaffuz

    /ˈām ˈat/ /ˈeɪm ˈæt/

    Etimoloji

    [ 'Am ] (verb.) 14th century. Middle English, from Middle French aesmer and esmer; Middle French aesmer, from Old French, from a- + esmer to estimate, from Latin aestimare.

    Günün kelimesi

    pullulate