-e dikkat etmek

listen to the pronunciation of -e dikkat etmek
Türkçe - İngilizce

-e dikkat etmek teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

-e dikkat etmek
notice
-e dikkat etmek
take care of
-e dikkat etmek
be wary of
-e dikkat etmek
(Fiili Deyim ) take note of
-e dikkat etmek
be mindful of
dikkat etmek
pay attention

We must pay attention to the traffic light. - Trafik ışıklarına dikkat etmek zorundayız.

You have to pay attention. - Dikkat etmek zorundasın.

dikkat etmek
be careful

If you want to lose weight, you'll have to be careful about what you eat. - Eğer zayıflamak istiyorsan ne yediğine dikkat etmek zorundasın.

We have to be careful with expenses. - Giderlerimize dikkat etmek zorundayız.

dikkat etmek
watch out

You have to watch out. - Dikkat etmek zorundasınız.

You have to watch out for avalanches at this time of the year. - Yılın bu zamanında çığlara dikkat etmek zorundasın.

dikkat etmek
behold
dikkat etmek
a) to pay attention (to), to pay heed to, to give heed (to) b) to be careful, to watch out, to beware (of) c) to notice, to note, to observe d) to take care of
dikkat etmek
look to
dikkat etmek
take care of

Do you want to take care of that? - Ona dikkat etmek ister misin?

dikkat etmek
take heed
dikkat etmek
keep track of
dikkat etmek
be cautious
dikkat etmek
take note of
dikkat etmek
pay heed to
dikkat etmek
ware
dikkat etmek
(Dilbilim) give heed
dikkat etmek
make a point of
dikkat etmek
watch out for

You have to watch out for avalanches at this time of the year. - Yılın bu zamanında çığlara dikkat etmek zorundasın.

dikkat etmek
beware of
dikkat etmek
(Konuşma Dili) have one's eyes on
dikkat etmek
take heed of
dikkat etmek
attend to
dikkat etmek
(deyim) have an eye on
dikkat etmek
take trouble
dikkat etmek
give heed to
dikkat etmek
keep an eye on (someone)
dikkat etmek
look out for

You'll have to look out for Tom. - Tom'a dikkat etmek zorunda kalacaksın.

I have an obligation to look out for Tom's interests. - Tom'un çıkarlarına dikkat etmek zorundayım.

dikkat etmek
remark
dikkat etmek
look sharp
dikkat etmek
(Latin) cavere
dikkat etmek
pay attention to

I told you you had to pay attention to your legs and feet. - Size söyledim, bacaklarınıza ve ayaklarınıza dikkat etmek zorundaydınız.

Tom doesn't have to pay attention to what Mary says. - Tom Mary'nin söylediklerine dikkat etmek zorunda değil.

dikkat etmek
watch one's step
dikkat etmek
look out

You'll have to look out for Tom. - Tom'a dikkat etmek zorunda kalacaksın.

I have an obligation to look out for Tom's interests. - Tom'un çıkarlarına dikkat etmek zorundayım.

dikkat etmek
take care

Do you want to take care of that? - Ona dikkat etmek ister misin?

It gets cold in the mornings and evenings, so I want to take care how I dress. - Sabahları ve akşamları hava soğur, bu yüzden nasıl giyineceğime dikkat etmek istiyorum.

dikkat etmek
be wary of
dikkat etmek
careful

If you want to lose weight, you'll have to be careful about what you eat. - Eğer zayıflamak istiyorsan ne yediğine dikkat etmek zorundasın.

We have to be careful with expenses. - Giderlerimize dikkat etmek zorundayız.

dikkat etmek
be mindful of
dikkat etmek
listen for
dikkat etmek
see
dikkat etmek farkına varmak
note
adımına dikkat etmek
watch one's step
davranışlarına dikkat etmek
to mind one's p's and q's
davranışlarına dikkat etmek
mind one's p's and q's
dikkat etmek
1. to pay attention to. 2. to be careful
dikkat etmek
keep an eye on
ince farklara dikkat etmek
subtilize
kendine dikkat etmek
to take care of oneself
lafına dikkat etmek
to be guarded in what one says
sözlerine dikkat etmek
to weigh one's words
özellikle dikkat etmek
pay particular attention
Türkçe - Türkçe
-e dikkat etmek