sürdür

listen to the pronunciation of sürdür
Türkçe - İngilizce
(Bilgisayar) continue

He continued his studies at graduate school. - Yüksek lisans okulunda çalışmalarını sürdürdü.

They continue being stubborn. - İnatçılıklarını sürdürüyorlar.

(Bilgisayar) preserve
carry on

I carry on playing pool. - Ben bilardo oynamayı sürdürüyorum.

He decided to stay and carry on his father's business. - Kalmaya ve babasının işini sürdürmeye karar verdi.

carry#on
resume

He resumed reading after lunch. - O, öğle yemeğinden sonra okumayı sürdürdü.

I wanted to resume my normal life. - Normal hayatımı sürdürmek istedim.

sür
{f} drove

Tom drove Mary's car to Boston. - Tom Mary'nin arabasını Boston'a sürdü.

Ambition drove him to murder. - Hırs onu cinayete sürükledi.

sür
{f} exile

He was exiled from his own country. - Kendi ülkesinden sürgün edildi.

Santa Ana was living in exile in Cuba. - Santa Ana Küba'da sürgünde yaşıyordu.

sür
{f} smeared
sür
{f} tilled
sür
{f} last

The rain lasted five days. - Yağmur beş gün sürdü.

I had my driver's license renewed last month. - Sürücü ehliyetimi geçen ay yenilettim.

sür
impel
sür
{f} drive

Do you know how to drive a car? - Nasıl araba süreceğini biliyor musun?

You'll be able to drive a car in a few days. - Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.

sür
{f} lasting

The war lasting for years impoverished the country. - Yıllar süren savaş ülkeyi fakirleştirdi.

sür
driven

She has never been in a car driven by him. - O, onun tarafından sürülen bir arabada asla bulunmadı.

They had driven wagons. - Vagonları onlar sürmüştü.

sür
deport

Neither Tom nor Mary has been deported. - Ne Tom ne de Mary sürgün edildi.

sür
banish

He was banished to an island for high treason. - O vatana ihanet için bir adaya sürüldü.

The ruler was overthrown and banished from the country. - Yönetici devrildi ve ülkeden sürüldü.

sür
deported

Neither Tom nor Mary has been deported. - Ne Tom ne de Mary sürgün edildi.

sür
expatriate
sür
{f} smear
Türkçe - Türkçe

sürdür teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Sür
(Osmanlı Dönemi) REM
Sür
(Osmanlı Dönemi) GELE