He continued his studies at graduate school.
- Yüksek lisans okulunda çalışmalarını sürdürdü.
They continue being stubborn.
- İnatçılıklarını sürdürüyorlar.
I carry on playing pool.
- Ben bilardo oynamayı sürdürüyorum.
He decided to stay and carry on his father's business.
- Kalmaya ve babasının işini sürdürmeye karar verdi.
He resumed reading after lunch.
- O, öğle yemeğinden sonra okumayı sürdürdü.
I wanted to resume my normal life.
- Normal hayatımı sürdürmek istedim.
Tom drove Mary's car to Boston.
- Tom Mary'nin arabasını Boston'a sürdü.
Ambition drove him to murder.
- Hırs onu cinayete sürükledi.
He was exiled from his own country.
- Kendi ülkesinden sürgün edildi.
Santa Ana was living in exile in Cuba.
- Santa Ana Küba'da sürgünde yaşıyordu.
The rain lasted five days.
- Yağmur beş gün sürdü.
I had my driver's license renewed last month.
- Sürücü ehliyetimi geçen ay yenilettim.
Do you know how to drive a car?
- Nasıl araba süreceğini biliyor musun?
You'll be able to drive a car in a few days.
- Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.
The war lasting for years impoverished the country.
- Yıllar süren savaş ülkeyi fakirleştirdi.
She has never been in a car driven by him.
- O, onun tarafından sürülen bir arabada asla bulunmadı.
They had driven wagons.
- Vagonları onlar sürmüştü.
Neither Tom nor Mary has been deported.
- Ne Tom ne de Mary sürgün edildi.
He was banished to an island for high treason.
- O vatana ihanet için bir adaya sürüldü.
The ruler was overthrown and banished from the country.
- Yönetici devrildi ve ülkeden sürüldü.
Neither Tom nor Mary has been deported.
- Ne Tom ne de Mary sürgün edildi.