konumlandırmak

listen to the pronunciation of konumlandırmak
Türkçe - İngilizce
locate
(Ticaret) position
konum
location

However, the amount of wind available varies with the location and the season of the year. - Ancak, mevcut rüzgar miktarı konumu ve yılın sezonu ile değişir.

What is your present location? - Mevcut konumunuz nedir?

konum
position

I am not now in a position to help you. - Ben şimdi size yardım edecek konumda değilim.

I understand your position perfectly. - Senin konumunu mükemmel şekilde anlıyorum.

konum
{i} lie

He lost his position just because he refused to tell a lie. - Konumunu yitirdi çünkü yalan söylemekten kaçınmıştı.

konum
{i} situation
konum
{i} attitude
konum
{i} station
konum
site, location; position, situation
konum
{i} site
konum
(Bilgisayar) file locations
konum
(Bilgisayar) at
konum
(Ticaret) positioning
konum
(Bilgisayar) save in
konum
(Bilgisayar) create in
konum
status
konum
(Argo) pozzy
konum
(Bilgisayar) offset
konum
code
konum
(Meteoroloji) exposure
konum
{i} state

Paradoxically, the President of Turkey is the de jure head of state but has no legal role in government. - Türkiye Cumhurbaşkanı, paradoksal bir biçimde hukuken devletin başı olmasına rağmen hükümet içinde yasal bir konumu yoktur.

konum
(Bilgisayar) in
konum
(Bilgisayar) look in
konum
situated
konum
(Bilgisayar) where

Where is my position on the map? - Harita üzerindeki konumumuz neresidir?

konum
(Bilgisayar) location of

William has discovered a correlation between the location of Mayan cities and the position of stars in constellations. - William Maya kentlerinin konumu ve takımyıldızlarındaki yıldızların konumu arasında bir ilişki keşfetti.

I'll look up the location of the town on my map. - Haritamda kasabanın konumuna bakacağım.

konum
(Dilbilim) setting
konum
(Pisikoloji, Ruhbilim) locus
konumlandırma
(Havacılık) siting
konum
condition
konum
place

It's not his place to tell me what to do. - Bana ne yapacağımı söylemek onun konumu değil.

konum
{i} lay
konum
site, location
konum
{i} standing
konum
{i} configuration
konum
(Hukuk) position, orientation
Türkçe - Türkçe
konumlandırmak