in point of fact

listen to the pronunciation of in point of fact
İngilizce - Türkçe
aslını ararsan
aslında
gerçekten
hakikaten
(deyim) aslini ararsan
gerçekte
actually
fiilen
actually
aslında

Dünyanın çevresinin iyiliği için söylüyorum, ama aslında o Dünya üzerinde yaşayan insanların iyiliği için. - I'm saying For the sake of Earth's environment, but actually it's For the sake of the people living on Earth.

İster inanın ister inanmayın, ben aslında resim çizebilirim. - Believe it or not, I can actually draw.

actually
sahi

Tom aslında üç tekneye sahiptir. - Tom actually owns three boats.

Sahiden hiç Tayland yemeği denedin mi? - Have you actually ever tried Thai food?

actually
sahiden

Sahiden hiç Tayland yemeği denedin mi? - Have you actually ever tried Thai food?

actually
hani
actually
doğrusu
actually
asıl
actually
aslına bakarsak

Aslına bakarsak ben bile Tom'la tanışmadım. - I actually haven't even met Tom.

actually
bizatihi
actually
aslına bakılırsa

Birçok insan tembeldir. Aslına bakılırsa ben de tembelim. - A lot of people are lazy. Actually, I'm lazy too.

Ben aslına bakılırsa asla burada daha önce olmadım. - I've never actually been here before.

in point of
hususunda
actually
hakikaten
actually
gerçekten

Tom Mary için çalışmayı gerçekten sevdiğini anladı. - Tom found that he actually liked working for Mary.

Tom gerçekten bir hayalet gördüğünü söylüyor. - Tom says he has actually seen a ghost.

actually
gerçekte

Tom gerçekten bir hayalet gördüğünü söylüyor. - Tom says he has actually seen a ghost.

Bilgisayarlar gerçekten edebi eserleri çevirebilir mi? - Can computers actually translate literary works?

in point of
bakımından
in point of
konusunda
İngilizce - İngilizce
actually
actually, in truth
IPOF
in point of fact