hakkında

listen to the pronunciation of hakkında
Türkçe - İngilizce
about

The thing you have to know about Batman is, he's a superhero. - Batman hakkında bilmeniz gereken şey, onun süper kahraman olmasıdır.

Don't say bad things about others. - Diğerleri hakkında kötü şeyler söyleme.

concerning

I'd like a word with Tom concerning Mary. - Tom ile Mary hakkında konuşmak istiyorum.

Hans Bethe won the 1967 Nobel Prize in Physics for his work concerning energy production in stars. - Hans Bethe 1967'de yıldızlarda enerji üretimi hakkındaki işi için fizik nobel ödülünü kazandı.

over

Tom overheard Mary talking about him. - Tom Mary'nin onun hakkında konuştuklarına kulak misafiri oldu.

I spoke to him about it over the telephone. - Telefonda onunla konu hakkında konuştum.

respecting
touching
about, concerning, regarding
in the matter of
about, concerning, regarding, on
round
re
in re

He is very secretive in regard to his family life. - O, aile hayatı hakkında ağzı sıkıdır.

regarding

I have a question regarding your earlier comments. - Daha önceki yorumlarınız hakkında bir sorum var.

Tom should do something regarding this problem. - Tom bu sorun hakkında bir şey yapmalı.

relating to
out of

Before I get out of bed, I spend a little time thinking about what I'll be doing the rest of the day. - Yataktan çıkmadan önce günün geriye kalanında ne yapacağım hakkında düşünerek biraz zaman harcarım.

I've been out of touch with things for several months now. - Şimdi birkaç aydır yeni gelişmeler hakkında bilgim yok.

as regards
think of

What do you think of these people? - Bu insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

What do you think of the new teacher? - Yeni öğretmen hakkında ne düşünüyorsunuz?

on
with regard to

I can't agree with you with regard to the new plan. - Yeni plan hakkında seninle aynı düşüncede değilim.

in regard to

He is very secretive in regard to his family life. - O, aile hayatı hakkında ağzı sıkıdır.

relative to
as to

He was at a loss as to which faculty to choose. - Hangi fakülteyi seçeceği hakkında şaşırmıştı.

I've never met anyone who knows as much about Australian history as Tom does. - Avustralyalı tarihi hakkında Tom'un bildiği kadar çok bilen biriyle asla tanışmadım.

whereof
in relation to
after

Can we talk about this after lunch? - Öğle yemeğinden sonra bunun hakkında konuşabilir miyiz?

I needn't have been so worried about you. I should've known that Tom would look after you. - Senin hakkında bu kadar endişe etmeme gerek yoktu.Tom'un sana bakacağını bilmeliydim.

apropos
hakkında konuşmak
talk about

She doesn't want to talk about it. - O, o konu hakkında konuşmak istemiyor.

The group was planning a bull session to talk about the upcoming party. - Grup, yaklaşmakta olan parti hakkında konuşmak için bir boğa oturumu planlıyordu.

hakkında bilgi vermek
split on
hakkında bilgi vermek
snitch on
hakkında bilgi vermek
diagnose
hakkında bilgi vermek
snitch
hakkında daha çok şey bilmek
have the advantage of smb
hakkında iyi bilgi vermek
give smb. a good character
hakkında iyi konuşan kimse
well-wisher
hakkında konuşmak
speak of
hakkında konuşmak
talk on
hakkında konuşmak
talk over
hakkında konuşmak
talk round
hakkında kötü düşünmek
think ill of smb
hakkında kötü konuşmak
speak ill of smb
hakkında kötü konuşmak
speak ill of
hakkında olmak
to be about, to concern, to deal with sth
bir konu hakkında genel tanıtım yapmak
(Hukuk) to introduce
paint hakkında
(Bilgisayar) about paint
senin hakkında
about you
sohbet hakkında
(Bilgisayar) about chat
4054 sayılı rekabetin korunması hakkında kanun
The Act on the Protection of Competition (law number 4054)
4054 sayılı rekabetin korunması hakkında kanun
the competition law (law number 4054)
Schengen Bilgi Sisteminde yardım teklifine konu kişi hakkında uyarı konusu
(Hukuk) issue an alert for the requested person in the Schengen Information System (SIS) (to)
azizler hakkında incelemeler
hagiology
backup hakkında
(Bilgisayar) about backup
doktrin hakkında
doctrinally
edit hakkında
(Bilgisayar) about edit
filler hakkında bilgi aramak
(Bilgisayar) elephant search
giden fakslar hakkında
(Bilgisayar) about outgoing faxes
hover! hakkında
(Bilgisayar) about hover!
kendi hakkında
of oneself
kendisi hakkında hesap vermek
give an account of oneself
microsoft access hakkında
(Bilgisayar) about microsoft access
microsoft excel hakkında
(Bilgisayar) about microsoft excel
microsoft network hakkında
(Bilgisayar) about the microsoft network
microsoft powerpoint hakkında
(Bilgisayar) about microsoft powerpoint
microsoft word hakkında
(Bilgisayar) about microsoft word
müdahale hakkında yazılı müzekkere
(Hukuk) interception warrant
not defteri hakkında
(Bilgisayar) about notepad
numara çeviricisi hakkında
(Bilgisayar) about phone dialer
office ciltçi hakkında
(Bilgisayar) about office binder
sürücülerin araba kullanması ve dinlenme zamanları hakkında mevzuat
(Hukuk) legislation on driving and rest time
windows 95 hakkında
(Bilgisayar) about windows 95
Türkçe - Türkçe
İlgili olarak, üzerine
İlgili olarak, üzerine: "Kocasının sağlığı hakkında bilgi istiyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu
için
annem hakkında herşey
Pedro Almodovar'ın bir filmi
hakkında