durulmak

listen to the pronunciation of durulmak
Türkçe - İngilizce
settle down
to become clear; to settle down, to calm down
clarify
impersonal passive
slack
slack off
to stop, stand
become clear
to stay, reside
settle
calm down
subside
to settle down
dur
{f} stand

Somebody is standing in front of his room. - Biri odasının önünde duruyor.

These two are standing abreast. - Bu ikisi yan yana duruyor.

dur
(Bilgisayar) end

It rained for several days on end. - Birkaç gün durmadan yağmur yağdı.

Let's wait for the rain to end! - Yağmurun durmasını bekleyelim!

durulma
(İnşaat) settle
dur
conk out
dur
{f} standing

Someone is standing behind the wall. - Birisi duvarın arkasında duruyor.

I'm worn out, because I've been standing all day. - Bütün gün ayakta durduğum için yoruldum.

durulma
relaxion
durulma
stagnation
dur
nix
dur
stall

A stalled car impedes traffic in the left lane. - Durmuş bir araba sol şeritte trafiği engelliyor.

You've stalled the engine. - Sen motoru durdurdun.

dur
stop

My house is close to a bus stop. - Evim otobüs durağına yakın.

I'm getting off the train at the next stop. - Sonraki durakta trenden ineceğim.

dur
{ü} hist
dur
hold on
dur
halt

The car dove into the field and, after bumping along for a time, came to a halt. - Araba tarlaya daldı ve bir süre sarsıldıktan sonra durma noktasına geldi.

The blue sports car came to a screeching halt. - Mavi spor araba durma noktasına geldi.

dur
hold it
dur
hold

The rule holds good in this case. - Kural bu durumda geçerlidir.

Hold up, what do you think you're doing? - Dur bakalım, Sen ne yaptığını düşünüyorsun?

dur
whoa
durulma
clarification
evlenip durulmak
marry and settle down
İngilizce - İngilizce

durulmak teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

DUR
Durango, a state of Mexico
dur
Duration How long the spell lasts, usually expressed in turns (T)
dur
Drug utilization review (DUR) is a process which evaluates particular drugs for use by a specific member This process is conducted using specific edits-designed by the health plan and our Pharmacy and Therapeutics (P&T) committee-which are programmed into RxWEST claims processing computer Examples of DUR edits include: pregnancy, therapeutic duplication, and age precautions, dose range, drug interaction precautions, and gender compliance
dur
Drug utilization review
dur
Major; in the major mode; as, C dur, that is, C major
dur
Said of a wine which is too acidic
dur
a kingdom on the Va'andao sea, capital Baianch
dur
Drug Use/Utilization Reviews
dur
Durham 1: 43 hm Canada
dur
see- DRUG UTILIZATION REVIEW
Türkçe - Türkçe
Dinmek, sükûn bulmak
Uslanmak, sakinleşmek
Durma işi yapılmak: "Mor dağlara karargâhlar kurulur / Eteğinde bölük bölük durulur."- B. S. Erdoğan
Gürültü, kımıldanış, karışıklık, yağış, yel dinmek, sükûn bulmak: "Kar ve fırtına durulmuş, hava birden açıvermişti."- H. Taner
Duru duruma gelmek
Durma işi yapılmak, kalınmak
Uslanmak, sakinleşmek: "Canı yanan kısrak acı bir kişneme salıverdikten sonra birdenbire duruldu."- H. Taner
durulma
Durulmak (I, II) durumu
İngilizce - Türkçe

durulmak teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

dur
(Bilgisayar) süre

Fiyatlar son on yıl boyunca sürekli arttı. - Prices have risen steadily during the past decade.

Amerika'da kaldığı süredeki deneyimlerini bize anlatmaya başladı. Biz dikkat kesildik. - He started to tell us his experiences during his stay in America. We were all ears.

durulmak