dur

listen to the pronunciation of dur
Türkçe - İngilizce
hold on
stop

At the Battle of Verdun, French forces stopped a German attack. - Verdun Savaşında,Fransız güçleri bir Alman saldırısını durdurdu.

A car stopped at the entrance. - Girişte bir araba durdu.

halt

The blue sports car came to a screeching halt. - Mavi spor araba durma noktasına geldi.

The car dove into the field and, after bumping along for a time, came to a halt. - Araba tarlaya daldı ve bir süre sarsıldıktan sonra durma noktasına geldi.

hist
hold it
nix
hold

The rule holds good in this case. - Kural bu durumda geçerlidir.

Hold up, what do you think you're doing? - Dur bakalım, Sen ne yaptığını düşünüyorsun?

whoa
{f} stand

These two are standing abreast. - Bu ikisi yan yana duruyor.

Somebody is standing in front of his room. - Biri odasının önünde duruyor.

(Bilgisayar) end

It rained for several days on end. - Birkaç gün durmadan yağmur yağdı.

He stood at the end of the line. - Sıranın sonunda durdu.

{f} standing

Someone is standing behind the wall. - Birisi duvarın arkasında duruyor.

Somebody is standing in front of his room. - Biri odasının önünde duruyor.

conk out
stall

Why are they stalling? - Onlar neden duruyorlar?

He stalled the engine three times. - Üç kez motoru durdurdu.

dur-bekle
(Bilgisayar) hold
dur to
to stop
dûrâ-dûr
Dura-dûr
dur bakayım
let me see
dur işareti
stop sign

A stop sign instructs drivers to stop before a crosswalk at an intersection. - Bir dur işareti bir kavşakta yaya geçidinden önce sürücülerin durmasını bildirir.

Tom didn't see the stop sign. - Tom dur işaretini görmedi.

uslu dur
be good
uzak dur!
keep back!
Dur!
Hold on!
dur!
avast
dik dur
straighten up
dik dur
stand upright
dur!
stop it!
Selam dur!
Present arms!
bana dur durak yok
i am on my legs all day
bir saniye dur
wait a jiffy
bunun sonucu dur
it all adds up to this
kritik dur
(Bilgisayar) critical stop
kıta dur
stand fast
müstakil işletmeler dairesi; özel harekat havacılığı; ilerleme hızı; taarruz dur
(Askeri) separate operating agency; special operations aviation; speed of advance; status of action; sustained operations ashore
rahat (dur)!
mil . At ease!
selam dur!
mil . Present arms!
sıkı dur!
hang on to your hat
uslu dur
keep still
İngilizce - İngilizce
Durango, a state of Mexico
Duration How long the spell lasts, usually expressed in turns (T)
Drug utilization review (DUR) is a process which evaluates particular drugs for use by a specific member This process is conducted using specific edits-designed by the health plan and our Pharmacy and Therapeutics (P&T) committee-which are programmed into RxWEST claims processing computer Examples of DUR edits include: pregnancy, therapeutic duplication, and age precautions, dose range, drug interaction precautions, and gender compliance
Drug utilization review
Major; in the major mode; as, C dur, that is, C major
Said of a wine which is too acidic
a kingdom on the Va'andao sea, capital Baianch
Drug Use/Utilization Reviews
Durham 1: 43 hm Canada
see- DRUG UTILIZATION REVIEW
pur et dur
a term used in Quebec politics to refer to hardliners of the Quebec independence movement
Türkçe - Türkçe

dur teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

dûrâ-dûr
Uzaktan uzağa; uzak uzak; uzun uzadıya
DUR Ü DİRAZ
(Osmanlı Dönemi) Uzun uzadıya
Dur!
stop
İngilizce - Türkçe
(Bilgisayar) süre

Ben festival süresince Takayama'ya gitmek istiyorum. - I'd like to go to Takayama during festival time.

Yazılım şirketi ekonomik durgunluk sürecinde büyük başarısızlığa uğradı. - The software company collapsed during the recession.

dur