to encounter, discover; to come upon

listen to the pronunciation of to encounter, discover; to come upon
Englisch - Türkisch

Definition von to encounter, discover; to come upon im Englisch Türkisch wörterbuch

come on
rastlamak
come on
izlemek
come on
çalışmak
come on
ortaya çıkmak
come on
görünmek
come on
haydi

Haydi! Geç kalacağız. - Come on! We'll be late.

Haydi Arianna, hızlan, yoksa asla oraya ulaşamayacağız! - Come on, Arianna, speed up or we'll never get there!

come on
yaklaşmak
come on
(deyim) ilerlemek,gelismek
come on
(deyim) baslamak
come on
başlamak

İçeri gelin. Başlamak üzereyiz. - Come on in. We're just about to get started.

come on
karşılaşmak
come on
sahneye çıkmak
come on
saldırmak
come on
(deyim) televizyon/radyoda yayimlanmak
come on
(deyim) daha sonra gelmek. come on (too) strong (başlıca ABD,kd) çok heyecan göstermek,biriyle çok samimi olmak veya birini çok eleştirmek
come on
karanlık basmak
come on
gafil avlamak
come on
gelsene
come on
basmak
Englisch - Englisch
come on

Turning the corner, I came on Julia sitting by the riverbank.

to encounter, discover; to come upon
Favoriten