yaklaşmak

listen to the pronunciation of yaklaşmak
Türkisch - Englisch
approach

The horse did not want to even approach the trailer. - At, römorka bile yaklaşmak istemedi.

The president is difficult to approach. - Başkana yaklaşmak zordur.

approximate
come on
come up
be pushing
get close

I want to get closer to you. - Ben sana yaklaşmak istiyorum.

get hotter
verge
(yaş) push
walk up to
to have sexual intercourse (with), have sex (with)
get warmer
converge
come close to
close

I want to get closer to you. - Ben sana yaklaşmak istiyorum.

In order to see that picture better, I want to get a little closer. - O resmi daha iyi görmek için, biraz yaklaşmak istiyorum.

come near
walk-up
to approach, draw near (to); to come close (to)
draw
bear down on
step up
near

I don't want to go near her. - Ona yaklaşmak istemiyorum.

I don't want to go near them. - Onlara yaklaşmak istemiyorum.

draw close
to approach, to near, to draw near, to come near; to approximate, to verge on
go on for
draw near
draw on
neighbor
edge

It would be dangerous to go too near the edge of the cliff. - Uçurumun kenarına çok yaklaşmak tehlikeli olurdu.

verge on
close in
(deyim) gain on
close in on
step closer
(Fiili Deyim ) draw nigh
walk up
yaklaşma
approach

He is a hard man to approach. - O yaklaşması zor bir adamdır.

According to the weather forecast, the typhoon is likely to approach the coast. - Hava tahmini göre tayfunun sahile yaklaşması muhtemeldir.

yavaş yavaş yaklaşmak
work round to
yavaş yavaş yaklaşmak
work around to
birbirine yaklaşmak
converge
gizlice yaklaşmak
sneak up
gizlice yaklaşmak
sneak up on
yaklaş
(Bilgisayar) zoom
yaklaş
(Bilgisayar) zoom in
yaklaş
{f} near

Although it was a long way back to the station, little by little the old wagon drew near. - İstasyona geri dönüş uzun bir yol olmasına rağmen, eski vagon yavaş yavaş yaklaştı.

Your birthday is drawing near. - Doğum günün yaklaşıyor.

yaklaş
come near

He does not let the opponent come near him. - O, rakibin ona yaklaşmasına izin vermez.

Don't come near me. I have a cold. - Bana yaklaşma, soğuk almışım.

yaklaş
{f} approach

According to the weather forecast, the typhoon is likely to approach the coast. - Hava tahmini göre tayfunun sahile yaklaşması muhtemeldir.

The president is difficult to approach. - Başkana yaklaşmak zordur.

yaklaş
{f} approximate

Dogs breathe approximately 30 times a minute. - Köpekler yaklaşık olarak dakikada otuz kez nefes alır.

The story approximates to historical truth. - Hikaye tarihsel gerçeğe çok yaklaştı.

yaklaş
{f} nearing

The end of my probation period is nearing. - Benim deneme süremin sonu yaklaşıyor.

We're slowly nearing the end. - Biz yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz.

yaklaşma
imminence
Yaklaşma
convergence
birbirine yaklaşmak
close up
gerçeğe yaklaşmak
get warmer
gizlice yaklaşmak
cat foot
olumlu yaklaşmak
take a bright view of
olumlu yaklaşmak
find favourable
olumsuz yaklaşmak
take a dim view of
sessizce yaklaşmak
stalk
sessizce yaklaşmak
(Dilbilim) creep up on
sona yaklaşmak
approach the end
sonuca yaklaşmak
get hotter
sonuna yaklaşmak
wane
temkinli yaklaşmak
act with deliberation
yaklaşma
coming

His ex-wife obtained a court order that forbid him from coming closer than 200 yards. - Eski karısı, adamın kendisine 200 metreden fazla yaklaşmasını yasaklayan bir mahkeme emri çıkarttı.

yaklaşma
oncoming
yaklaşma
(Hukuk) approximation
yaklaşma
access
yaklaşma
merging
çözüme yaklaşmak
get hotter
şehre yaklaşmak
approach the city
Türkisch - Türkisch
Arada az bir aralık kalacak biçimde ilerlemek, aradaki uzaklığı azaltmak veya büsbütün ortadan kaldırmak için ileri gitmek
Benzemek, andırmak, uygun olmak
Zaman veya yer için arada az bir aralık kalacak biçimde ilerlemek, aradaki uzaklığı azaltmak veya büsbütün ortadan kaldırmak için ileri gitmek: "Saat sekiz buçuğa yaklaşıyordu."- S. F. Abasıyanık
Yakınlaşmak
Yakınlaşmak: "Aydın vapuru geçmiş, Kınalı önlerine yaklaşıyor."- S. M. Alus
Bir konuyu, bir sorunu ele alarak değerlendirmek
uğramak
Yaklaşma
iktiran
yaklaşma
Yaklaşmak işi, iktiran
yaklaşma
(Osmanlı Dönemi) takarrüb
yaklaşmak
Favoriten