tanımlamak

listen to the pronunciation of tanımlamak
Türkisch - Englisch
describe

The term ‘milonguero style tango’ was coined in the early 1990s to describe the style of dancing tango that was prevalent in the milongas of downtown Buenos Aires in the 1950s. - 1950'li yıllarda şehir Buenos Aires'in milangolarında yaygın olan tangoyu dans etme stilini tanımlamak için 'Milonguero stili tango' terimi 1990'ların başında uyduruldu.

It's hard to even describe. - Bunu tanımlamak bile zor.

identify

The Japanese tend to identify themselves with the group they belong to. - Japonlar kendilerini ait oldukları grupla tanımlamak eğilimindedir.

Chemical symbols are used to identify chemical elements. - Kimyasal semboller kimyasal elementleri tanımlamak için kullanılır.

{f} define

There is a second way to define the Gabriel-Roiter measure which may be more intuitive. - Gabriel Roiter ölçüsünü tanımlamak için daha sezgisel olabilen ikinci bir yol vardır.

Love is hard to define. - Aşkı tanımlamak zordur.

designate
portray
qualify
be descriptive of
to define, to describe tarif etmek
illustrate
characterize
to define

Love is hard to define. - Aşkı tanımlamak zordur.

It is hard to define triangle. - Üçgen'i tanımlamak zor.

diagnose
predefine
label
(Arılık) identification
answer
picture
tanımla
describing
tanımlama
explanation
tanımlama
specification
tanımlama
describing
tanımlama
{i} definition

Can you show me the definition? - Bana tanımlamayı gösterebilir misiniz?

tanımlama
collation
tanımlama
identification
tanımla
{f} defined

From the viewpoint of tissue culture, the environment for this experiment should be more rigidly defined. - Doku kültürü bakış açısından, bu deney için çevre daha katı bir şekilde tanımlanmış olmalıdır.

These books have defined and shaped our culture. - Bu kitaplar kültürümüzü tanımlamış ve şekillendirmiştir.

tanımlama
portrayal
tanımlama
depict
tanımlama
description

Here is a brief description. - İşte kısa bir tanımlama.

The man answered to the description. - Adam tanımlamaya uyuyordu.

tanımla
(Bilgisayar) identify on
tanımla
(Bilgisayar) identify

Can you identify that? - Onu tanımlayabilir misin?

Chemical symbols are used to identify chemical elements. - Kimyasal semboller kimyasal elementleri tanımlamak için kullanılır.

tanımlama
(Denizbilim) descript

Here is a brief description. - İşte kısa bir tanımlama.

The man answered to the description. - Adam tanımlamaya uyuyordu.

tanımlama
picture
tanımla
{f} declaring
tanımla
declare
tanımla
define

Can you clearly define this word? - Bu sözcüğü açıkça tanımlayabilir misiniz?

The Astronomical Unit (AU) is defined as the average distance between the Earth and the Sun. It is approximately 150 million km (93 million miles). - Astronomik Birim Dünya ve Güneş arasındaki ortalama mesafe olarak tanımlanır.Bu yaklaşık 150 milyon kilometredir.

tanımla
{f} described

The person whose name was on the passport was described with words. - Pasaportta adı olan kişi kelimelerle tanımlandı.

He described his own experience. - O, kendi deneyimini tanımladı.

tanımla
{f} defining

Curiosity is a defining trait of human beings. - Merak insanoğlunun tanımlayıcı bir özelliğidir.

tanımla
{f} identified

The author of the phrase prefers not to be identified. - Bu yazının yazarı tanımlanmayı tercih etmiyor.

Happiness is sometimes identified with money. - Mutluluk bazen parayla tanımlanır.

tanımlama
depicting
tanımlama
{i} defining
tanımlama
{i} declaring
tanımlama
define

It's a difficult term to define. - Bu, tanımlamak için zor bir terim.

Love is hard to define. - Aşkı tanımlamak zordur.

tanımlama
recognition
tanımla
declared
tanımlama
definition, description tarif
tanımlama
portraiture
tanımlama
characterization
tanımlama
portray
tanımla
characterize
tanımlama
defining, definition
Türkisch - Türkisch
Bir kavramı bütün ögeleri ile eksiksiz anlatmak, özel ve değişmez niteliklerini sayarak bir şeyi tanıtmak, tarif etmek
tarif etmek
tanımlama
Tanımlamak işi, tarif etme
tanımlamak
Favoriten