noktasında

listen to the pronunciation of noktasında
Türkisch - Englisch
in point
on point
in the point
nokta
dot

The Earth and Sun are just tiny dots among the billions of stars in the Milky Way Galaxy. - Dünya ve Güneş, Samanyolu Galaksi'sindeki milyarlarca yıldız arasında sadece ufacık noktadırlar.

Please cut along the dotted line. - Lütfen noktalı çizgi boyunca kesin.

nokta
point

Everyone has both strong and weak points. - Herkesin hem güçlü hem de zayıf noktaları vardır.

This lake is deepest at this point. - Bu göl bu noktada en derin.

nokta
spot

There were ten police officers on the spot. - Noktada on polis memuru vardı.

Seeing the face of his wife covered in green spots, he had a heart attack. Yet another victim of the killer cucumber! - Karısının yeşil noktalarla kaplanmış yüzünü görünce kalp krizi geçirdi. Katil salatalığın bir kurbanı daha!

nokta
full stop

Please add a full stop at the end of your sentence. - Lütfen cümlenizin sonuna bir nokta ekleyin.

There's a full stop missing from the end of the sentence. - Bu cümlenin sonunda bir nokta eksik.

nokta
{i} period

There needs to be a period at the end of a sentence. - Bir cümlenin sonunda bir nokta olmalı.

At the end of the sentence, you should add a period. - Cümlenin sonuna bir nokta eklemen gerekir.

nokta
(Bilgisayar) points

You sure guessed the critical points of that teacher's exam. - O öğretmenin sınavının kritik noktaları emin olarak tahmin ettin.

The essential points of my argument have been expressed in the preceding pages. - Benim görüşümün temel noktasını önceki sayfalarda ifade ettim.

nokta
{i} speck
nokta
subject
nokta
police post
nokta
(Bilgisayar) pels
nokta
(Havacılık) spool
nokta
vertex
nokta
(Bilgisayar) dots

The Earth and Sun are just tiny dots among the billions of stars in the Milky Way Galaxy. - Dünya ve Güneş, Samanyolu Galaksi'sindeki milyarlarca yıldız arasında sadece ufacık noktadırlar.

What are those little dots? - Şu küçük noktalar nedir?

nokta
stage
nokta
punctum
nokta
the point is
dönüm noktasında
at the crossroads
nokta
{s} pinpoint
nokta
{i} fleck
nokta
spot, speck
nokta
{i} macula
nokta
point, item, particular (under discussion)
nokta
full point
nokta
{i} tittle
nokta
{i} POST
nokta
point, dot; full stop, period; speck, spot; place, spot; subject, point; military post, police post
nokta
{i} particular

The teacher particularly emphasized that point. - Öğretmen özellikle o noktaya vurgu yaptı.

nokta
speckle
nokta
punctuation period, Brit. full stop
nokta
stop

One should add a full stop at the end of the sentence. - Cümlenin sonunda nokta konulmalı.

There needs to be a full stop at the end of a sentence. - Bir cümlenin sonunda nokta olması gerekir.

nokta
point (along a road where a policeman or soldier is always to be found)
nokta
place, spot
nokta
(Matematik) point
nokta
point, dot
nokta
period , dot , point
Türkisch - Türkisch

Definition von noktasında im Türkisch Türkisch wörterbuch

NOKTA
(Osmanlı Dönemi) Durak işareti
NOKTA
(Osmanlı Dönemi) Göze ârız olan leke
NOKTA
(Osmanlı Dönemi) Durak, mevki. Mahâl
NOKTA
(Osmanlı Dönemi) Tek karakol, tek nöbetçi
NOKTA
(Osmanlı Dönemi) (Nukta) Benek
NOKTA
(Osmanlı Dönemi) Yazıdaki durak işâreti
NOKTA
(Osmanlı Dönemi) Mat: Hiçbir uzunluğu olmayan şekil
Nokta
(Osmanlı Dönemi) VEKTE
nokta
Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti
nokta
Konu, konu ile ilgili önemli bölüm: "Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu
nokta
r: "Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık."- A. Haşim
nokta
Yer
nokta
Sınır, derece, radde
nokta
Tek nöbetçi bulunan yer
nokta
Nöbetçi, gözcü, bekçi: "O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz."- Ö. Seyfettin
nokta
Nöbetçi bulunan yer
nokta
Konu, konu ile ilgili önemli bölüm
nokta
Çok küçük boyutlarda işaret, benek
nokta
Nöbetçi, gözcü, bekçi
nokta
Hiçbir boyutu olmayan işaret
nokta
Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret
nokta
Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan küçük benek biçimindeki işaret, durak
noktasında
Favoriten