kıvırmak

listen to the pronunciation of kıvırmak
Türkisch - Englisch
curl up
gauffer
manage
(Konuşma Dili) to undulate or wriggle sensuously (a part of the body)
scroll
crook
enfold
fold down
do successfully
meander
(Konuşma Dili) to make up (lies)
contort
to curl; to twist
turn down
goffer
handle
twist
crisp
frill
to turn up (cuffs)
bend
inflect
entwine
angle
crimp
curl
entwist
drape
gopher
to curl, to frizz; to twist, to crook; to crimp, to crinkle; to dance/walk in a sexy way; to fold back; to pull off, to succeed in; to invent, to make up
frizzle
frizz
(Konuşma Dili) to pull off, manage to do, manage
turn back
squirm
fold
wind up
cast
crank
make up
(Gıda) fold in
succeed in
{f} wind
pull off
turn
curve
crinkle
coil
twine
weave
invent
tuck up
{f} tuck
squirm out of
double
have a command of
tuck in
kıvırma
{i} curl
burun kıvırmak
pooh-pooh
burun kıvırmak
turn up one's nose at
burun kıvırmak
sniff at
burun kıvırmak
make a face
kıvırma
hem
kıvırma
fold
kıvır
{f} curling
kıvır
fold down
kıvır
{f} crimp
kıvır
{f} curl

Most of the Melanesians living in Papua New Guinea have very curly hair, don't they? - Papua Yeni Gine'de yaşayan birçok Melanezyalının çok kıvırcık saçları vardır, değil mi?

She curled her hair with curlers. - Bigudilerle saçını kıvırcık yaptı.

kıvır
frizzle
kıvır
{f} crisp
kıvır
{f} frizzled
kıvırma
involution
burun kıvırmak
Turn one's nose up at sth, sniff at, spurn
(elbise) kıvırmak
fold back
burun kıvırmak
consider unimportant
burun kıvırmak
pooh pooh
burun kıvırmak
to turn one's nose up (at), sniff (at)
burun kıvırmak
to turn one's nose up at sth, to sniff at, to spurn
burun kıvırmak
sniff
burun kıvırmak
flout
içine kıvırmak
drape in
içine kıvırmak
double in
işi kıvırmak
fill the bill
kıvır
{f} crook
kıvır
curled

She curled her hair with curlers. - Bigudilerle saçını kıvırcık yaptı.

kıvır
frizz
kıvırma
curling
kıvırma
bending
kıvırma
{i} twisting

Stop twisting my arm! - Kolumu kıvırmayı bırak!

kıvırma
{i} bend
kıvırma
{i} twist

Stop twisting my arm! - Kolumu kıvırmayı bırak!

kıvırma
{i} meandering
kıvırma
twist, curling
kıvırma
curling; twisting
lafı kıvırmak
to prevaricate
paçalarını kıvırmak
to turn sth up
sarmal olarak kıvırmak
corkscrew
sayfayı kıvırmak
turn a leaf down
saçlarını kıvırmak
to wave one's hair
yalan atmak/kıvırmak/söylemek
to lie; to tell lies
Türkisch - Türkisch
Uydurup söylemek
Bir giysinin veya kumaşın kenarını bükerek tersinden dikmek
Sapmak
Kalçalarını iki yana sallayarak oynamak veya yürümek
Başarmak, başa çıkmak, becermek, hakkından gelmek
Başarmak, başa çıkmak, becermek, hakkından gelmek: "Hâlbuki Nahit onu odasına çekip de baş başa prova yaptığı zamanlarda pek âlâ kıvıracağa benziyordu."- T. Buğra
Bükmek
Bükmek: "Fino, beni görünce kuyruğunu kıvırıp düşmanca havlaya havlaya beyaz dişlerini gösterdi."- H. R. Gürpınar
Kenarından katlamak, bükmek
Yapmak istememek, yan çizmek
kıvırma
Kıvırmak işi
kıvırmak
Favoriten