incelik

listen to the pronunciation of incelik
Türkisch - Englisch
fineness
Grace

Laura danced gracefully. - Laura incelikle dans etti.

The dragonfly gracefully passed over the water. - Yusufçuk incelikle suyun üzerinden geçti.

delicacy
elaborateness
polish
tenuity
elegancy
chivalry
(Telekom) precision
uninviting
decency
cultivate
attentiveness
finess
seagoing
urbanity
kindness
subtlety
subtlety, fine point
tact
civility
gracefulness
finesse
detail
keenness
discretion
tact, delicacy, finesse
nicety
daintiness
niceness
slenderness
fragility
slimness
touch
thinness, slimness; courtesy, kindness, refinement, elegance, civility; subtlety, finesse; detail
courtesy
politeness
point
refinement
slenderness, slimness, thinness
thinness
subtility
fineness, delicacy (of workmanship)
polite

It is polite of her to write me back at once. - Bana hemen yanıt yazması inceliktir.

attentive
trick
comity
easiness
elegance
thinnes
{i} slightness
technicality
ethereality
slender
filminess
graceful

Laura danced gracefully. - Laura incelikle dans etti.

The dragonfly gracefully passed over the water. - Yusufçuk incelikle suyun üzerinden geçti.

incelik kazandırmak
refine
incelik modülü
(İnşaat) fineness modulus
incelik vermek
refine
incelik deneyi
(Madencilik,Teknik) fineness test
incelik oranı
sledge ratio
incelik oranı
(Fizik,Havacılık) fineness ratio
incelik yüzdesi
(İnşaat) percent fines
incelik-kalınlık dereceleri
fineness-thickness
aşırı incelik
preciousness
Türkisch - Türkisch
İnce olma durumu. İnce davranış gösterme, zarafet, nezaket: "Yüzündeki incelik, olgunluk, onu bambaşka seviyede bir erkek gösteriyor."- H. E. Adıvar
İnce davranış gösterme, zarafet, nezaket
Ayrıntı
Bir işin herkesçe görülemeyen nitelikleri
Bir işin herkesçe görülemeyen nitelikleri: "Oyunculuk sanatının inceliklerini ya ustalarından öğrenip ya da kendi kendine arayıp bularak sonradan edinmişti."- H. Taner
İnce olma durumu
Ayrıntı: "Necati'ye vaziyeti bütün inceliğiyle anlattım."- O. Kemal
İncelik
(Osmanlı Dönemi) REHAFE
incelik
Favoriten