dağılma

listen to the pronunciation of dağılma
Türkisch - Englisch
disintegration
diffusion
tapping
dispersal
distribution; dispersal; diffusion; disintegration; decomposition
spread
(Askeriye) dispersion (of troops or projectiles)
diffusibility
dissolution
distribution
creepage
sprawl
breakup
being scattered; dispersion
disbandment
dispersion
dissemination
weaving
(Ticaret) winding up
breaking down
diverging
dissipate

The crowd began to dissipate. - Kalabalık dağılmaya başladı.

fragmentation
diffraction
dissipation
disperse
diffuse
dağılmak
scatter
dağılmak
{f} disperse
dağılma emisyonu tespiti yakalama sstemi
(Askeri) spurious emission detection acquisition system
dağılma gücü
diffusivity
dağılma konisi
cone of dispersion
dağılma sahası
mil . dispersal area
dağılma serisi
diffuse series
dağılmak
distribute
dağılmak
{f} disrupt
dağılmak
{f} disintegrate
dağılmak
splinter
dağılmak
{f} disband
dağılmak
branch
dağılmak
break up
dağıl
diffuse
dağılmak
split
dağılmak
fall to pieces
dağılmak
drop away
dağılmak
lift
dağılmak
dissipate
dağılmak
{f} separate
dağılmak
{f} straggle
dağılmak
go splinters
dağılmak
{f} fall
dağılmak
crack up
dağılmak
fly to pieces
dağılmak
go to pieces
dağılmak
be scattered
dağılmak
clear away
dağılmak
decompose
dağılmak
go into splinters
dağılmak
{f} spread
dağılmak
come apart
dağılmak
{f} decay
dağılmak
(for a meeting) to break up; (for school) to let out; (for an association) to dissolve, come to an end
dağılmak
dissolve
dağılmak
police Break it up!
dağılmak
diffuse
dağılmak
to scatter, to disperse; to diffuse; to disintegrate; to dissipate; to fall into pieces; to break up, to disband, to disperse; to adjourn; to dissolve
dağılmak
clear
dağılmak
crack-up
dağılmak
adjourn
dağılmak
to become messy, get untidy. Dağılın!
dağılmak
to scatter, become scattered; to disperse; to dissipate
dağılmak
to disintegrate, fall to pieces; to spall, spall off, spall away
dağılmak
strraggle
dağılmak
(Askeriye) Dismissed!
dağılmak
range
doğum tarihi; dağılma harekat üssü
(Askeri) date of birth; dispersal operating base
elektriksel dağılma
electrical dispersion
konvoy dağılma noktası
(Askeri) convoy dispersal point
radyolojik dağılma aygıtı; istenen teslim tarihi
(Askeri) radiological dispersal device; required delivery date
tabii dağılma
(Askeri) stripped deviation
yeniden yerleştirilebilir ufuk ötesi dağılma radarı
(Askeri) relocatable over-the-horizon backscatter radar (USN)
yön bulma; dağılma faktörü; İşlem Formu
(Askeri) direction finding; dispersion factor; disposition form
çil yavrusu gibi dağılma
stampede
ısıl dağılma
thermal diffusivity
Türkisch - Türkisch
Dağılmak işi: "Fatoş'un içeri girmesiyle sabahtan beri esen kederli havanın dağılması bir oldu."- S. F. Abasıyanık
Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları
Dağılmak işi
Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması
infisah
(Osmanlı Dönemi) TASADDU'
(Osmanlı Dönemi) TELAŞİ
Dağılmak
(Osmanlı Dönemi) TA'DİYE
Dağılmak
(Osmanlı Dönemi) İMMİSAR
Dağılmak
infisah etmek
Dağılmak
(Osmanlı Dönemi) TENAŞÜR
Dağılmak
(Osmanlı Dönemi) TAHSİM
Dağılmak
inhilal etmek
dağılmak
Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak, fesholunmak, münfesih olmak
dağılmak
Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek
dağılmak
Parçalanarak yayılmak, ufalanmak: "Kentin eski merkezindeki evler kendiliğinden yıkılıyor, bahçe duvarları dökülüp dağılıyordu."- A. Kutlu
dağılmak
Parçalanarak yayılmak, ufalanmak
dağılmak
Birliği, beraberliği bozulmak
dağılmak
Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak
dağılmak
Toplu durumda iken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak: "Yolcular artık yavaş yavaş dağılıyorlardı."- H. Taner
dağılmak
Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak: "Ona ne zaman rastlasanız, içiniz açılır, efkârınız dağılır."- H. Taner
dağılmak
Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak: "Siyah saçları hare hare suyun yüzüne dağıldı."- C. Uçuk
dağılmak
Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak
dağılmak
Toplu durumda iken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak
dağılma
Favoriten