The reason why we cannot support his view will be given below.
- Onun görüşünü destekleyememizin nedeni aşağıda verilecektir.
Who lives in the room below?
- Aşağıdaki odada kim yaşıyor?
Tom ran down the stairs.
- Tom merdivenlerden aşağıya koştu.
We were afraid that we might be hit by a bullet, so we ran downstairs.
- Biz bir mermi tarafından vurulabileceğimizden korkuyorduk, bu yüzden aşağıya koştuk.
Sports cured him of his inferiority complex.
- Spor onun aşağılık kompleksini tedavi etti.
The bad thing about inferiority complexes is that the wrong people have them.
- Aşağılık kompleksleri hakkında kötü şey onlara yanlış insanların sahip olması.
The actual price was lower than I had thought.
- Gerçek fiyat düşündüğümden daha aşağıdaydı.
Hanover is the capital of Lower Saxony.
- Hannover Aşağı Saksonya'nın başkentidir.
He pushed the car downhill.
- O arabayı yokuş aşağı itti.
Things are definitely going downhill.
- İşler kesinlikle yokuş aşağı gidiyor.
The following words are called pronouns and are used as the subject of a sentence. They represent a person or a thing.
- Aşağıdaki sözcüklere adıl denir ve cümlede özne olarak kullanılırlar. Onlar bir kişi veya nesne sunarlar.
No one should be subjected to such humiliation.
- Hiç kimse böyle bir aşağılanmaya maruz bırakılmamalıdır.
Let's go downstairs for dinner.
- Akşam yemeği için aşağı kata inelim.
We went downstairs to have breakfast.
- Kahvaltı yapmak için aşağı kata indik.
The actual price was lower than I had thought.
- Gerçek fiyat düşündüğümden daha aşağıdaydı.
Tom started bouncing up and down on the bed.
- Tom yatağın üstünde yukarı aşağı sıçramaya başladı.
He shook his head up and down.
- O, başını yukarı aşağı salladı.
It's better to be approximately right than completely wrong.
- Tamamen yanlış olmasındansa üç aşağı beş yukarı doğru olması daha iyidir.