-i kavramak

listen to the pronunciation of -i kavramak
Türkisch - Englisch

Definition von -i kavramak im Türkisch Englisch wörterbuch

-i kavramak
comprehend
-i kavramak
understand
kavramak
clutch
kavramak
grip
kavramak
apprehend
kavramak
comprehend

This theory is too difficult for me to comprehend. - Bu teoriyi kavramak için benim çok zordur.

It's really hard to comprehend. - Kavramak gerçekten zor.

kavramak
grasp
kavramak
conceive
kavramak
digest
iyice kavramak
penetrate
kavramak
cotton to
kavramak
snatch
kavramak
pick up
kavramak
ideate
kavramak
fasten upon
kavramak
savvy
kavramak
realize
kavramak
fasten on
kavramak
(deyim) make of
kavramak
embrace
kavramak
take in
kavramak
cotton on
kavramak
follow
kavramak
get the hang of

How long does it take to get the hang of this sewing machine? - Bu dikiş makinasını kavramak ne kadar sürer?

kavramak
take hold of
kavramak
ideat
tam olarak kavramak
(deyim) make out
f anlamak, kavramak
f understand, to comprehend
bir bakışta kavramak
review
bir durumu anlamak/kavramak
sum something up
durumu hemen kavramak
keep one's wits about one
kavramak
discern
kavramak
engage
kavramak
apperceive
kavramak
get

How long does it take to get the hang of this sewing machine? - Bu dikiş makinasını kavramak ne kadar sürer?

kavramak
compass
kavramak
fathom
kavramak
dawn on
kavramak
appreciate
kavramak
clip
kavramak
absorb
kavramak
bite
kavramak
get a grip
kavramak
get hold of
kavramak
understand
kavramak
clasp
kavramak
catch
kavramak
catch on
kavramak
latch on to
kavramak
to comprehend, to understand, to apprehend; to grasp, to seize, to grip, to bite, to snatch; to clutch
kavramak
cup
kavramak
hold
kavramak
come home
kavramak
to grasp, clutch
kavramak
grab
kavramak
clench
kavramak
seize
yanlış kavramak
misconceive
yolu iyi kavramak
hold the road well
zor kavramak
be slow on the uptake
çabuk kavramak
be quick on the uptake
önceden kavramak
prefigure
Türkisch - Türkisch

Definition von -i kavramak im Türkisch Türkisch wörterbuch

kavramak
Elle sıkıca tutmak: "Çocuğu koltuk altlarından kavrayıp kaldırdı."- N. Cumalı
kavramak
Elle sıkıca tutmak
kavramak
Motorlu araçlarda lastik yolu kavramak
kavramak
El ile ekin yolmak
kavramak
Her yönünü anlamak, iyice anlamak, tam anlamak: "İnsanoğlu gerçeğin bir parçasını kavradı mı, bütününü kavradığı düşüne kapılır."- S. Birsel
kavramak
Kıvranmak, acı çekmek
kavramak
Motorlu araçlarda debriyaj pedali görev yapmak
kavramak
Her yönünü anlamak, iyice anlamak, tam anlamak
-i kavramak
Favoriten