cut down

listen to the pronunciation of cut down
İngilizce - Türkçe
(deyim) kesip devirmek
kesip düşürmek
ağaç kesmek
(deyim) cut down (on) sth. azaltmak (tuketim),kisaltmak
(deyim) kesip kısaltmak
(deyim) kesip yıkmak
(deyim) hayatına kıymak
kısıntı yapmak
(Konuşma Dili) (tartışmayı) çürütmek
kısmak

Aylık giderlerimizi kısmak zorundayız. - We have to cut down our monthly expenses.

Kaçınılabilir maliyetleri kısmak istiyorum. - I want to cut down any avoidable costs.

kısaltmak
devirmek
kes

Tom bahçesindeki bir ağacı kesti. - Tom cut down a tree in his yard.

Onlar ağacı kestiler. - They cut down the tree.

biçmek
azaltmak
indirim yaptırmak
öldürmek
boydan boya kesmek
(Fiili Deyim ) 1- kesmek , biçmek , kesip devirmek 2- (masrafı) kısmak
kesmek

Onlar bir otel ve bir alışveriş merkezi inşa etmek için ormanı kesmek istiyor. - They want to cut down the forest to build a hotel and a shopping mall.

Jim kalp krizinden sonra, şeker alımını kesmek zorunda kaldı. - After his heart attack, Jim had to cut down on his sugar intake.

masraf kısmak
eksilmek
azalmak
(Konuşma Dili) tezi çürütmek
(deyim) yok etmek
cut down on
kısmak
cut down on
azaltmak
cut down to
(deyim) fiyatı indirtmek
cut down to
(deyim) fiyatı kırdırtmak
cut down to size
(deyim) haddini bildirmek
cut down on
indirmek
cut down a piece of clothing into
eski bir giysiden (yeni bir şey) yapmak
cut down on
-i azaltmak
cut down on
Kesinti yapmak, kesintiye gitmek
cut down on costs
maliyeti kısmak
cut down on costs
maliyetten tasarruf etmek
cut down trees
ağaçları kesmek
cut down a piece of
eski bir giysiden (yeni bir şey) yapmak
cut down a tree
ağaç kesmek
cut down expenses on food
boğazından kesmek
cut down grasses
çayır biçmek
cut down with an axe
balta ile kesmek
cut someone down
birini öldürmek
cut something down
devirmek
cut something down
kesmek
to cut down
azaltmak
cut sb down to size
yüzünü yere getirmek
cutdown
cutdown
cut someone down
birini öldür(mek)
to cut down on something
bir şeyi azaltmak
cut s.o. down
birini öldürmek
cut someone down size
(deyim) yüzünü yere getirmek
cutdown
(Tıp) Ven küçük bir kesit yapma ve kesit yerinden ince tüp geçirme (Damara kan veya sıvı verme ya da kan alma amacıyla uygulanır)
İngilizce - İngilizce
To bring down by cutting

They want to cut down several trees to make room for the parking lot.

To insult, to belittle
To reduce the amount of something

Please don't put the candy jar right next to my desk. I'm trying to cut down on sugar.

If you cut down on something or cut down something, you use or do less of it. He cut down on coffee and cigarettes, and ate a balanced diet Car owners were asked to cut down travel If you spend more than your income, can you try to cut down?
cut with a blade or mower; "mow the grass"
cut down; "the tree is down"
cut down on; make a reduction in; "reduce your daily fat intake"; "The employer wants to cut back health benefits"
intercept (a player)
If you cut down a tree, you cut through its trunk so that it falls to the ground. A vandal with a chainsaw cut down a tree. = chop down
cause to come or go down; "The policeman downed the heavily armed suspect"; "The mugger knocked down the old lady after she refused to hand over her wallet"
{f} degrade, insult; reduce, decrease; cause to fall by cutting
cause to fall by or as if by delivering a blow; "strike down a tree"; "Lightning struck down the hikers"
cut with sweeping strokes; as with an ax or machete
{s} curtailed; cut off, chopped off, hewn
cut down on
cut back, reduce something, use less of something (e.g.: "I have been eating too many sweets, I decided to cut down on them")
cutdown
{i} reduction in price, markdown
Türkçe - İngilizce

cut down teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

cutdown
cutdown
cut down