başlıklar

listen to the pronunciation of başlıklar
Türkçe - İngilizce
titles
tittles
headings
başlık
{i} title

In 1986, Sally Ride published a children's book titled To Space and Back. - 1986'da Sally Ride To Space and Back başlıklı bir kitap yayınladı.

Yes, this title is to be quoted. - Evet, bu başlık alıntı yapılacak.

başlık
{i} heading
başlık
cap

Fewer graphics and more captions would make the description clearer. - Daha az grafikler ve daha fazla başlık açıklamayı daha net yapabilir.

I bought a cap for Tom and I'll buy a pair of gloves for Mary. - Tom için bir başlık satın aldım ve Mary için bir çift eldiven satın alacağım.

ana başlıklar
headlines
başlık
{i} caption

Fewer graphics and more captions would make the description clearer. - Daha az grafikler ve daha fazla başlık açıklamayı daha net yapabilir.

başlık
helmet
başlık
hood

Everyone in the village called her Little Green Riding Hood. - Köydeki herkes ona Yeşil Başlıklı Kız diyordu.

The wolf ate Little Red Riding Hood. The hunter shot the wolf. - Kurt kırmızı başlıklı kızı yedi. Avcı kurtu vurdu.

başlık
headline

Have you seen the headlines? - Haber başlıklarını gördün mü?

Tom usually only reads the headlines. - Tom genellikle sadece başlıkları okur.

başlık
bonnet
başlık
(Mimarlık) capital
başlık
boss
başlık
(Bilgisayar) courtesy title
başlık
top
başlık
(Matematik) chord
başlık
(Bilgisayar) topics

We talked about various topics. - Biz değişik başlıklarda konuştuk.

başlık
follower
başlık
rail
başlık
nut
başlık
(Askeri) title block
başlık
bride's price
başlık
flange
başlık
nozzle
başlık
topic

We talked about various topics. - Biz değişik başlıklarda konuştuk.

Have you chosen a topic? - Bir başlık seçtin mi?

başlık
bolster
başlık
head

Tom only glanced at the headlines. - Tom sadece başlıklara baktı.

Have you seen the headlines? - Haber başlıklarını gördün mü?

başlık
miner's helmet
başlık
chapiter
başlık
headpiece
başlık
headdress
başlık
casque
başlık
header
başlık
mobcap
başlık
headgear
başlık
dower
ana başlıklar
headline news
başlık
balaclava
başlık
caption; lemma; chapiter
başlık
head harness, headgear
başlık
bride-price
başlık
mutch
başlık
heading, head; letterhead, letter heading; headline; caption; title (of a piece of writing)
başlık
arch. capital (of a column)
başlık
head dress
başlık
prelims
başlık
headrest
başlık
{i} lemma
başlık
(Hukuk) title, heading
başlık
headpiece; title
başlık
caption , heading , title
başlık
coif
başlık
headgear, cap, helmet, bonnet, hood; capital; title, headline, heading, caption; bride's price, money paid by the bridegroom to the bride's family
başlık
prov. hub (of a wheel)
başlık
headgear, (a) covering for the head; headdress
başlık
coiffure
başlık
cap nut
Türkçe - Türkçe

başlıklar teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Başlık
serpuş
Başlık
kapşon
Başlık
serlevha
Başlık
gugula
Başlık
kapüşon
Başlık
sername
Başlık
antet
Başlık
dolambaç
başlık
Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet
başlık
Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacıile baş taraflarına takılan parça
başlık
Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü
başlık
Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım, top
başlık
Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça
başlık
Bir sütunun, bir direğin tepeliği
başlık
Genellikle başı korumak için giyilen nesne, takke, külâh, serpuş
başlık
Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha
başlık
Hayvanın başına takılan ip
başlık
Bir sütunun, bir direğin tepeliği: "Önünden yüzlerce defa geçmiş olduğumuz bin yıllık çeşme, bir sütun başlığı birden gözümüzde şahsiyet ve değer kazanırdı."- S. Ayverdi
başlık
Genellikle başı korumak için giyilen nesne, takke, külah, serpuş: "İyi ki güneş açmış, sıcak basmış da başlığını sıyırınca yüzünü görmüş tanımışlardı."- N. Cumalı
başlık
Bazı bölgelerde, evlenirken, damadın kaynatasına ödemesi görenek olan para
başlıklar