asi

listen to the pronunciation of asi
Türkçe - Türkçe
İspanyolca - Türkçe

asi teriminin İspanyolca Türkçe sözlükte anlamı

Así
yüzden

Az önce yemek yedim bu yüzden aç değilim. - Acabo de comer, así que no tengo hambre.

Tom çok aç değildi,bu yüzden çok yemedi. - Tom no tenía mucha hambre, así que no comió mucho.

así
demek ki
así
yani
así
o kadar
así
böylece

Böylece, tüm parasını kaybetti. - Así perdió él todo su dinero.

Böylece birçok farklı ülkeden yeni arkadaşlar bulacaksın. - Así encontrarás amigos nuevos en muchos países distintos.

así
öyleki
así
vesair
así
denli
así
diye
así
bu yüzden

Akşam yemeği hazır, bu yüzden istediğimiz zaman yiyebiliriz. - La cena está lista, así que podemos comer cuando queramos.

Sıcak bir gündü, bu yüzden yüzmeye gittik. - Era un día cálido, así que fuimos a nadar.

así
nitekim
así
vesaire
así
suretle
así
o denli
así
yanii
así
böyle

Niye bana böyle bakıyorsun? - ¿Por qué me miras así?

Böyle bağırma.Seni çok iyi duyabiliyorum. - No grites así. Puedo oírte perfectamente.

así
böylelikle
así
bu denli
así!
öyle mi!
la vida es asi
mukadderat,hayat böyle
sigue así
iyi
İngilizce - İngilizce
Award Status Inquiry
American Standards Association
alternate space inversion
Asynchronous Serial Interface
Additional Skill Identifier
Air Speed Indicator Tells you how fast you moving through the air HAZARD THE ASI IS AN ALMOST HYPNOTIC DEVICE IT WILL TRY TO PULL YOUR EYES TOWARDS IT AT EVERY OPPORTUNITY, NORMALLY TO THE DETRIMENT OF YOUR FLYING USE LOOK-OUT AND ATTITUDE FOR SPEED CONTROL THE AFFLICTED SHOULD SEEK IMMEDIATE HELP FROM THEIR NEAREST FRIENDLY INSTRUCTOR
Application Service Identifier A string token used in uOne applications signifying functionality offered by the given application Used by TNT for routing/Group Handoff decisions
ATM Service Interface
Anthesis Silking Interval; the asynchrony between silk emergency and pollen shading at flowering stage in maize
The American Statistics Index - A detailed subject index to statistics appearing in U S government publications (ND) Biographical sources - profiles of people, their lives and accomplishments (vb)
Türkçe - İngilizce
{s} rebellious

Fadil had a rebellious spirit. - Fadıl'ın asi bir ruhu vardı.

Tom is disobedient and rebellious. - Tom itaatsiz ve asidir.

rebel

The rebels sabotaged the railroad. - Asiler demir yolunu sabote etti.

Children have a tendency to become rebellious. - Çocukların asi olma gibi bir eğilimleri var.

beat
(Hukuk) insurgent

About thirty insurgents were killed. - Yaklaşık otuz asi öldürüldü.

disobedient

Tom is disobedient and rebellious. - Tom itaatsiz ve asidir.

contumacious
rebellious, insurgent, insubordinate, refractory; rebel, mutineer
rioter
seditious
unruly
mutinous
unsubmissive
insubordinate

Why are you so insubordinate to your boss? - Niçin patronuna karşı çok asisin?

insurrectionist
insurrectional
ungovernable
insurrectionary
wayward

The father had trouble communicating with his wayward son. - Baba, asi oğlu ile iletişim kurmakta sorun yaşamıştı.

mugwump
rebellious, refractory
mutineer
wild
stormy
froward
booster shot
insurrection
disobedience
asi genç
beatnik
asi gençlik
the beat generation
asi sıfatı
(Hukuk) insurgency
asiler
(Politika, Siyaset) insurgents
asiler
rebels
asi