bu yüzden

listen to the pronunciation of bu yüzden
Türkçe - İngilizce
so
for this reason

It is for this reason that he left school. - O bu yüzden okulu bıraktı.

therefore

History books write that after the Mongol invasion of Baghdad, many books were thrown into the Tigris River and therefore the colour of the river turned blue with the ink of books. - Tarih kitapları Moğolların Bağdat'ı işgalinden sonra birçok kitabın Dicle Nehri'ne atıldığını ve bu yüzden nehrin renginin kitapların mürekkebiyle maviye döndüğünü yazıyor.

He fell ill, and therefore he gave up going abroad. - O hastalandı, ve bu yüzden yurt dışına gitmekten vazgeçti.

that's why

That's why I came here. - İşte bu yüzden buraya geldim.

I had a bad headache. That's why I went to bed early. - Başım çok kötü ağrıyordu. Bu yüzden erken yattım.

thus

The families of the factory workers need schools, hospitals, and stores, so more people come to live in the area to provide these services, and thus a city grows. - Fabrika işçilerinin ailelerinin okullara, hastanelere ve mağazalara ihtiyaçları vardır, bu yüzden bu hizmetleri sağlamak için daha fazla insan bölgede yaşamak için gelir. Böylece bir şehir gelişir.

He gone, Mary remained thus alone in this sentence. - O gitti, bu yüzden Mary bu cümlede yalnız kaldı.

accordingly

She is an adult, so you should treat her accordingly. - O bir yetişkin, bu yüzden ona ona uygun davranmalısın.

because of this

Uranus tilts over so far on its axis that it rotates on its side. Because of this, its poles are sometimes pointed almost directly at the Sun. - Uranüs, ekseninde çok fazla yana yatar öyle ki yan tarafı etrafında döner. Bu yüzden, kutupları bazen neredeyse direk güneşi işaret eder.

thereby
hence
because of that
(Konuşma Dili) on that account
wherefore
whence
thereof
thence
accordingly, so, therefore, that's why
bu yüzden