above; on top of

listen to the pronunciation of above; on top of
İngilizce - Türkçe

above; on top of teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

on top of
-e ek olarak, -in yanı sıra, ile beraber: He's doing this on top of his regular job. Bunu asıl işinden ayrı olarak yapıyor. He asked for a
on top of
ayrıca
on top of
tepesinde

Ne zaman bir dağın tepesinde olsam kendimi minnettar hissediyorum. - Whenever I'm on top of a mountain, I feel grateful.

Sen çan eğrisinin tepesindesin. - You're on top of the bell curve.

on top of
üstünde

Deprem vurduğunda masanın üstündeki her şey tıkırdamaya başladı. - Everything on top of the table started rattling when the earthquake hit.

Parmaklığın üstünde iki çocuk oturuyor. - Two children are sitting on top of the fence.

on top of
üstüne

Tom cüzdanını konsolun üstüne koydu. - Tom put his wallet on top of the dresser.

Bir ev, çimentodan yapılmış sağlam bir temel üstüne inşa edilmiştir. - A house is built on top of a solid foundation of cement.

on top of
-e ek olarak
on top of
ile beraber
on top of
-in yanı sıra
on top of
-e ilaveten
aloft
yukarı
aloft
yukarıda
on top of
in tepesinde
on top of
üstelik
on top of
-e ek olarak, -in yani sıra, ile beraber: "He's doing this on top of his regular job. - Bunu asıl işinden ayrı olarak yapıyor.", "She asked for a promotion, and on top of that she wanted a raise. - Terfiini istedi; bir de üstüne üstlük bir maaş artışı talep etti."
above; on top
üstte
aloft
yukarı/yukarıda
aloft
yükseklerde
aloft
yukarıya yukarda
aloft
gemi direğinde
aloft
yukarda
aloft
havaya
aloft
yukarıya
aloft
havada

Havada uçan bir kuş sürüsü gördüm. - I saw a flock of birds flying aloft.

aloft
armada
on top of
-in tepesinde
İngilizce - İngilizce
aloft
on top of
Fully informed about, and in control of something; up to speed with

I have sorted out the problems and am now on top of the situation.

on top of
In addition to something else

. . and on top of all that, I got a puncture!.

on top of
Atop
on top of
over all of, over the surface of; in addition to
above; on top of