açık ça

listen to the pronunciation of açık ça
Türkçe - İngilizce

açık ça teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

açıkça
openly

Catholics could not openly observe their religion. - Katolikler dinlerini açıkça gözlemleyemedi.

When he openly declared he would marry Pablo, he almost gave his grandmother a heart attack and made his aunt's eyes burst out of their sockets; however, his little sister beamed with pride. - O Pablo ile evleneceğini açıkça ilan ettiğinde, neredeyse büyük annesine kalp krizi geçirtecekti , halasının gözlerini yuvasından fırlattıracaktı fakat küçük kız kardeşi gururla baktı.

açıkça
frankly

Frankly speaking, you haven't tried your best. - Açıkçası, siz elinizden gelen gayreti göstermediniz.

Frankly, I didn't have the confidence to ask Mary to have lunch with me. - Açıkçası, Mary'nin benimle öğle yemeği yemesini istemeye güvenim yoktu.

açıkça
clearly

Tom clearly doesn't understand French very well. - Açıkçası, Tom Fransızcayı çok iyi anlamaz.

You must speak clearly in company. - Şirkette açıkça konuşmalısın.

açıkça
obviously

Brian is mad because Chris obviously does not intend to return the money. - Chris'in açıkça parayı getirmeye niyeti olmadığı için Brian çıldırdı.

Logic is obviously your strong point. - Mantık açıkça senin güçlü noktandır.

açıkça
fairly
açıkça
distinctly
açıkça
evidently

Evidently, it's going to rain tomorrow. - Açıkçası, yarın yağmur yağacak.

Evidently, Tom didn't want to go. - Açıkçası Tom gitmek istemiyordu?

açıkça
publicly
açıkça
definitely
açıkça
flatly

He flatly rejected that idea. - O fikri açıkça reddetti.

You should have refused his request flatly. - Onun ricasını açıkça reddetmeliydin.

açıkça
explicit

The government explicitly declared its intention to lower taxes. - Hükümet vergileri düşürmek için niyetini açıkça bildirdi.

I don't like it when mathematicians who know much more than I do can't express themselves explicitly. - Benim bildiğimden çok daha fazla bilen matematikçiler kendilerini açıkça ifade edemedikleri zaman bundan hoşlanmam.

açıkça
overtly
açıkça
flat

He flatly rejected that idea. - O fikri açıkça reddetti.

He flatly refused to let me in. - O, içeri girmemi açıkça reddetti.

açıkça
allegedly
açıkça
four

Four fifths of French were frankly illiterate towards 1685. - 1685 itibariyle Fransızların beşte dördü açıkça okuma yazma bilmiyordu.

açıkça
in public
açıkça
(Jeoloji) discrete
açıkça
public
açıkça
in plain english
açıkça
in simple terms
açıkça
round

Strictly speaking, the earth is not round. - Açıkçası dünya yuvarlak değil.

açıkça
straightforwardly
açıkça
plain

Tom could see it plainly. - Tom onu açıkça görebiliyordu.

Stop beating around the bush and tell me plainly what you want from me. - Lafı dolandırma ve benden ne istediğini açıkça söyle.

açıkça
notably
açıkça
in plain terms
açıkça
in so many words
açıkça
unmistakably
açıkça
palpably
açıkça
patently

This is patently unfair. - Bu açıkça adil değil.

açıkça
freely
açıkça
explicitly

Tom explicitly told Mary not to do that. - Tom açıkça Mary'ye bunu yapmamasını söyledi.

The government explicitly declared its intention to lower taxes. - Hükümet vergileri düşürmek için niyetini açıkça bildirdi.

açıkça
plainly

Tom could see it plainly. - Tom onu açıkça görebiliyordu.

Stop beating around the bush and tell me plainly what you want from me. - Lafı dolandırma ve benden ne istediğini açıkça söyle.

açıkça
flat out
açıkça
expressly

Here everything is forbidden that isn't expressly permitted. - Burada açıkça izin verilmeyen her şey yasaktır.

açıkça
manifestly
açıkça
board
açıkça
plaınly
açıkça
directly
açıkça
outright
açıkça
outspokenly
açıkça
openly, clearly, frankly, freely; plainly, clearly
açıkça
declaredly
açıkça
straight-out
açıkça
nakedly
açıkça
plump
açıkça
downright
açıkça
clear

Can you clearly define this word? - Bu sözcüğü açıkça tanımlayabilir misiniz?

This drink clearly has the same flavor as tea. - Bu içecek açıkça çay ile aynı tadı içeriyor.

açıkça
point blank
açıkça
frankly, clearly, openly, plainly
açıkça
avowedly
açıkça
cloudlessly
açıkça
bluntly

Nobody will say it so bluntly, but that is the gist of it. - Hiç kimse bunu çok açıkça söylemeyecek ama bunun özü odur.

açıkça
baldly
açıkça
professedly
açıkça
blunt

Nobody will say it so bluntly, but that is the gist of it. - Hiç kimse bunu çok açıkça söylemeyecek ama bunun özü odur.

açıkça
barely
açıkça
pointblank
açıkça
in round terms
açıkça
perspicuously
açıkça
straight out
açıkça
agape
açıkça
exposed
açıkça
evident

Evidently, Tom didn't want to go. - Açıkçası Tom gitmek istemiyordu?

It's an evidently bad example. - Bu açıkçası kötü bir örnek.

açıkça
simply

I simply haven't the time to do everything I want to do. - Açıkçası, yapmak istediğim her şeyi yapmak için zamanım yoktu.

I'm sorry, but that is simply impossible. - Üzgünüm ama bu, açıkçası olanaksızdır.

açıkça
palpable
açıkça
roundly
açıkça
demonstrably
Türkçe - Türkçe

açık ça teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Açıkça
alenen
Açıkça
celi
Açıkça
ayan
Açıkça
sarahaten
Açıkça
aşikare
açıkça
Kolay anlaşır biçimde
açıkça
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde: "Düşündüğümü açıkça söylemeyi tercih ettim."- R. H. Karay
açıkça
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde
açıkça
(Osmanlı Dönemi) zahirane
açıkça
(Osmanlı Dönemi) sarâhaten