Herkesin içinde konuşmak zordur.
- It is hard to speak in public.
O, herkesin içinde benimle alay etti.
- He made fun of me in public.
Herkesin önünde konuşmaktan hoşlanmam.
- I don't like to speak in public.
Herkesin önünde ona gülündü.
- He was laughed at in public.
Bir kadına alenen yardım etme. Şüpheli görüneceksin.
- Don't help a woman in public. You'll look suspicious.
... A second is public health. There are millions ...
... this public good, but in a for-profit context. ...