uygulamacı

listen to the pronunciation of uygulamacı
Türkçe - İngilizce
pragmatic
pragmatist
uygulama
execution
uygulama
practice

Put your plan into practice as soon as possible. - Planınızı mümkün olduğu kadar kısa sürede uygulamaya koyun.

I agree with the ban in principle, but in practice it will be extremely difficult. - Ben prensip olarak yasağa katılıyorum fakat uygulamada oldukça zor olacak.

uygulama
implementation

Almost all implementations of virtual memory divide the virtual address space of an application program into pages; a page is a block of contiguous virtual memory addresses. - Hemen hemen tüm sanal bellek uygulamaları bir uygulama programının sanal adres alanını sayfalara böler; bir sayfa bitişik sanal bellek adreslerinden oluşan bir bloktur.

The concept is good, but the implementation is awful. - Konsept iyi, ancak uygulama berbat.

uygulama
exercising
uygulama
(Ticaret) treatment
uygulama
introduction
uygulama
(Askeri) activation
uygulama
(Biyokimya) manipulation
uygulama
(Askeri) implementetion
uygulama
prosecution
uygulama
(Bilgisayar) don't apply
uygulama
imposition
uygulama
workshop
uygulama
effectuation
uygulama
application

Tom eventually figured out how to install a free database application on his computer. - Tom sonunda kendi bilgisayarına ücretsiz bir veritabanı uygulamasını yüklemeyi anladı.

Almost all implementations of virtual memory divide the virtual address space of an application program into pages; a page is a block of contiguous virtual memory addresses. - Hemen hemen tüm sanal bellek uygulamaları bir uygulama programının sanal adres alanını sayfalara böler; bir sayfa bitişik sanal bellek adreslerinden oluşan bir bloktur.

uygulama
praxis
uygulama
{i} effect

The effective application of antiseptics is an important matter in the prevention of hospital infections. - Antiseptiklerin etkin uygulaması hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde önemli bir konudur.

Uygulama
application of
uygulama
practice of
uygulama
ımplementation
uygulama
{i} enforcement

The government will adopt enforcement measures to solve this problem. - Hükümet bu sorunu çözmek için uygulama önlemleri benimseyecektir.

uygulama
{i} exercise
uygulama
{i} technics
uygulama
{i} pursuance
uygulama
{i} administration
uygulama
(Hukuk) implementation, practice, application, enforcement
uygulama
technic
uygulama
carrying out, application, putting (a plan, a law) into practice
uygulama
superimposing (one thing) on (another)
uygulama
practice, application, execution
Türkçe - Türkçe

uygulamacı teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Uygulama
aplikasyon
Uygulama
tatbikat
uygulama
Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik: "Bir çeşit uygulama oluyordu yazdıkları."- N. Cumalı
uygulama
Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik
uygulama
Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik
uygulamacı