uyandır

listen to the pronunciation of uyandır
Türkçe - İngilizce
arouse

Don't arouse him from his sleep! - Onu uykusundan uyandırmayın.

You've aroused my interest. - Sen benim ilgimi uyandırdın.

{f} wakening
waken up
woke up

Tom woke up the children and told them it was time for breakfast. - Tom çocukları uyandırdı ve onlara kahvaltı zamanı olduğunu söyledi.

The alarm woke up Mayuko. - Alarm Mayuko'yu uyandırdı.

waken

I was wakened by a beam of light shining through my window. - Penceremden parlayan bir ışık demeti ile uyandırıldım.

We were wakened by the whistle of the steam locomotive at dawn. - Biz şafak vakti buharlı lokomotif düdüğü ile uyandırıldık.

{f} rousing
{f} awake

I was awakened at five o'clock. - Saat beşte uyandırıldım.

Tom gently shook Mary awake. - Tom Mary'yi uyandırmak için nazikçe sarstı.

awoke
rouse

I was roused by the sound of a bell. - Bir zil sesi tarafından uyandırıldım.

The sound roused her from sleep. - Ses onu uykudan uyandırdı.

{f} awakening
wake up

Wake up at seven, please. - Yedide uyandır lütfen.

I believe it's time to wake up Robert. - Sanırım Robert'ı uyandırmanın zamanı.

awoken

Tom was awoken by a Mary singing in the next apartment. - Tom yan dairede şarkı söyleyen Mary diye biri tarafından uyandırıldı.

He was awoken by the noise. - O, gürültü ile uyandırıldı.

wakeup
disabuse
wokeup
wake#up
wakenup
woke#up
aroused

His story aroused my suspicion. - Onun hikayesi benim şüphemi uyandırdı.

A noise aroused me from my sleep. - Bir gürültü beni uykumdan uyandırdı.

uy
correspond to
uy
obey
uy
(Bilgisayar) snap to
uy
{f} fitted
uy
conform
uy
{f} tally
uy
{f} accord
uy
conform to
uy
{f} conforming
uy
{f} suiting
uy
{f} fixing
uy
{f} suit
uy
{f} according
uy
{f} fit
uy
{f} suited
uy
conform with
uy
comply
uy
comply#with
İngilizce - İngilizce

uyandır teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

uy
Uruguay (in Internet addresses)
uyandır