uyandır

listen to the pronunciation of uyandır
Türkçe - İngilizce
arouse

Don't arouse him from his sleep! - Onu uykusundan uyandırmayın.

His story aroused my suspicion. - Onun hikayesi benim şüphemi uyandırdı.

{f} wakening
waken up
woke up

Dan woke up the children. - Dan çocukları uyandırdı.

The loud noise woke up the children. - Yüksek gürültü çocukları uyandırdı.

waken

I was wakened by a beam of light shining through my window. - Penceremden parlayan bir ışık demeti ile uyandırıldım.

We were wakened by the whistle of the steam locomotive at dawn. - Biz şafak vakti buharlı lokomotif düdüğü ile uyandırıldık.

{f} rousing
{f} awake

Tom gently shook Mary awake. - Tom Mary'yi uyandırmak için nazikçe sarstı.

The servants' screams awakened everyone. - Hizmetçilerin çığlıkları herkesi uyandırdı.

awoke
rouse

I was roused by the sound of a bell. - Bir zil sesi tarafından uyandırıldım.

The cry roused me from my sleep. - Çığlık beni uykumdan uyandırdı.

{f} awakening
wake up

Don't wake up the sleeping child. - Uyuyan çocuğu uyandırma.

Jim didn't wake up until his mother woke him. - Annesi onu uyandırıncaya kadar Jim uyanmadı.

awoken

Tom was awoken by a Mary singing in the next apartment. - Tom yan dairede şarkı söyleyen Mary diye biri tarafından uyandırıldı.

He was awoken by the noise. - O, gürültü ile uyandırıldı.

wakeup
disabuse
wokeup
wake#up
wakenup
woke#up
aroused

You've aroused my interest. - Sen benim ilgimi uyandırdın.

The officer aroused courage in his soldiers. - Subay askerlerinde cesaret uyandırdı.

uy
correspond to
uy
obey
uy
(Bilgisayar) snap to
uy
{f} fitted
uy
conform
uy
{f} tally
uy
{f} accord
uy
conform to
uy
{f} conforming
uy
{f} suiting
uy
{f} fixing
uy
{f} suit
uy
{f} according
uy
{f} fit
uy
{f} suited
uy
conform with
uy
comply
uy
comply#with
İngilizce - İngilizce

uyandır teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

uy
Uruguay (in Internet addresses)
uyandır