Gemi ile okyanusu geçmek çok güzel.
- It is very pleasant to cross the ocean by ship.
Dün gece güzel bir rüya gördüm.
- I had a pleasant dream last night.
Hiçbir şey sabah yapılan bir yürüyüş kadar hoş değil.
- Nothing is as pleasant as a walk in the morning.
Sesi dinlemek için hoş.
- Her voice is pleasant to listen to.
O çok keyifli görünüyor.
- He seems very pleasant.
Sevgi dolu yaşlı bir çifti izlemek keyifli.
- It is pleasant to watch a loving old couple.
Rahatlamak için yatıştırıcı müzik dinlemem gerekiyor.
- In order to relax, I need to listen to soothing music.