Güzel bir gündü ama parkta çok az kişi vardı.
- It was a pleasant day, but there were few people in the park.
Dün gece güzel bir rüya gördüm.
- I had a pleasant dream last night.
Seni burada görmek ne hoş sürpriz!
- What a pleasant surprise to see you here!
Sesi dinlemek için hoş.
- Her voice is pleasant to listen to.
Sevgi dolu yaşlı bir çifti izlemek keyifli.
- It is pleasant to watch a loving old couple.
O çok keyifli görünüyor.
- He seems very pleasant.
Rahatlamak için yatıştırıcı müzik dinlemem gerekiyor.
- In order to relax, I need to listen to soothing music.