First impressions are the most lasting.
- İlk izlenimler en kalıcı olanlardır.
First impressions are lasting.
- İlk izlenimler kalıcıdır.
A permanent costs extra.
- Kalıcılık ekstra bir maliyettir.
We all wish for permanent world peace.
- Hepimiz kalıcı dünya barışı istiyoruz.
Tom is very persistent, isn't he?
- Tom çok kalıcı, değil mi?
Hostilities permanently ceased.
- Düşmanlıklar kalıcı olarak durdu.
You're still young, but not permanently.
- Hala gençsin ama kalıcı olarak değil.
The company has a catchy slogan.
- Şirketin akılda kalıcı bir sloganı var.
This is a really catchy song.
- Bu gerçekten çok akılda kalıcı bir şarkı.
Words fly, texts remain.
- Söz uçar, yazı kalır.
How long will you remain in London?
- Londra'da ne kadar kalacaksın?
I can't stay here forever.
- Sonsuza dek burada kalamam.
I want to stay here longer.
- Burada daha uzun kalmak istiyorum.
A man named George was staying at a hotel.
- George adında bir adam bir otelde kalıyordu.
I should study now, but I prefer staying on Tatoeba.
- Şimdi çalışmalıyım ama Tatoeba'da kalmayı tercih ediyorum.
The door remaining locked up from inside, he could not enter the house.
- Kapı içeriden kilitli kaldığı için, o, eve giremedi.
There were few students remaining in the classroom.
- Sınıfta kalan çok az sayıda öğrenci vardı.
He remains loyal to his principles.
- O, prensiplerine sadık kalıyor.
Words fly away, the written remains.
- Söz uçar, yazı kalır.