I make it a rule to read the newspaper every day lest I should fall behind the times.
- Zamanın gerisinde kalmayayım diye her gün gazete okumayı bir alışkanlık haline getirdim.
You are ten minutes behind the appointed time.
- Belirlenmiş sürenin on dakika gerisindesin.
He left Japan never to come back.
- O asla geri dönmemek üzere Japonya'dan ayrıldı.
He isn't back yet. He may have had an accident.
- O henüz geri gelmedi. Kaza geçirmiş olabilir.
My interest is in the future because I'm going to spend the rest of my life there.
- Merakım gelecekte çünkü hayatımın geri kalanını orada geçireceğim.
Please, remember those words for the rest of your life.
- Lütfen hayatınızın geriye kalanı için bu kelimeleri hatırlayın.
Tom always looks in the rearview mirror before he backs up.
- Tom her zaman geri gitmeden önce dikiz aynasına bakar.
Tom started the car and put it in reverse.
- Tom arabayı çalıştırdı ve onu geri vitese aldı.
The bus was behind schedule.
- Otobüs tarifenin gerisindeydi.
They decided to leave extra food behind.
- Ekstra yiyeceği geride bırakmaya karar verdiler.
Tom realized that he hadn't paid the bill, so he went back into the restaurant.
- Tom hesabı ödemediğini fark etti, bu yüzden restorana geri döndü.
I will be back in two week's time.
- İki haftalık süre içinde geri döneceğim.
She is backward in expressing her opinion.
- O, fikrini ifade etmede geri kalmış.
Tom took a step backward.
- Tom geriye doğru bir adım attı.
Tom stepped backwards.
- Tom geriye adım attı.
Tom is walking backwards.
- Tom geriye doğru yürüyor.
In hindsight, this was a mistake.
- Geriye dönüp baktığımda, bu bir hataydı.
My watch is five minutes slow.
- Saatim beş dakika geri kalmış.
The clock is ten minutes slow.
- Saat on dakika geri kalmış.
She will return within an hour.
- O bir saat içinde geri dönecektir.
She will be back within a week.
- O bir hafta içinde geri dönecek.