durdurucu

listen to the pronunciation of durdurucu
Türkçe - İngilizce
stopper
retainer
stop
(Tıp) inhibitory
cutoff
(Otomotiv) bumper
arrester
inhibitor
suspensive
interceptor
durdurucu mil desteği
(Otomotiv) stopper shaft stay
durdurucu plaka
(Tekstil) stopper plate
durdurucu tampon plakası
(Otomotiv) bumper stop plate
durdurucu çubuk
(Otomotiv) blocking ring
dur
{f} stand

These two are standing abreast. - Bu ikisi yan yana duruyor.

Somebody is standing in front of his room. - Biri odasının önünde duruyor.

dur
(Bilgisayar) end

I stood at the end of the line. - Sıranın sonunda durdum.

Once the complaining starts, it never ends. - Bir defa şikayet etmeye başladığında asla durmaz.

dur
conk out
dur
{f} standing

Someone is standing behind the wall. - Birisi duvarın arkasında duruyor.

Somebody is standing in front of his room. - Biri odasının önünde duruyor.

dur
stall

He pushed the stalled car with all his might. - O, bütün gücüyle durmuş arabayı itti.

He stalled the engine three times. - Üç kez motoru durdurdu.

dur
nix
dur
stop

A car stopped at the entrance. - Girişte bir araba durdu.

I'm getting off the train at the next stop. - Sonraki durakta trenden ineceğim.

dur
{ü} hist
dur
hold on
dur
halt

It was because of the storm that the trains were halted. - Fırtınadan dolayı trenler durduruldu.

Halt! Stay right where you are or I'll shoot! - Dur! Olduğun yerde kal, yoksa vururum!

dur
hold it
dur
hold

The rule holds good in this case. - Kural bu durumda geçerlidir.

I wonder how Tom is holding up. - Acaba Tom'un durumu nasıl?

dur
whoa
kanamayı durdurucu
styptic
kanamayı durdurucu ilaç
styptic
kıvılcım durdurucu
spark arrester
plastik durdurucu
(Otomotiv) plastic stopper
İngilizce - İngilizce

durdurucu teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

DUR
Durango, a state of Mexico
dur
Duration How long the spell lasts, usually expressed in turns (T)
dur
Drug utilization review (DUR) is a process which evaluates particular drugs for use by a specific member This process is conducted using specific edits-designed by the health plan and our Pharmacy and Therapeutics (P&T) committee-which are programmed into RxWEST claims processing computer Examples of DUR edits include: pregnancy, therapeutic duplication, and age precautions, dose range, drug interaction precautions, and gender compliance
dur
Drug utilization review
dur
Major; in the major mode; as, C dur, that is, C major
dur
Said of a wine which is too acidic
dur
a kingdom on the Va'andao sea, capital Baianch
dur
Drug Use/Utilization Reviews
dur
Durham 1: 43 hm Canada
dur
see- DRUG UTILIZATION REVIEW
Fransızca - Türkçe

durdurucu teriminin Fransızca Türkçe sözlükte anlamı

dur
sert penis
dur
güç, katı, sert
dur
katı, sert; güç, ağır; dayanıklı; merhametsiz, duygusuz
Almanca - Türkçe

durdurucu teriminin Almanca Türkçe sözlükte anlamı

Dur
anadal
Dur
majör
Dur
[das] majör
Kürtçe - Türkçe

durdurucu teriminin Kürtçe Türkçe sözlükte anlamı

dûr
uzak
İngilizce - Türkçe

durdurucu teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

dur
(Bilgisayar) süre

Ben festival süresince Takayama'ya gitmek istiyorum. - I'd like to go to Takayama during festival time.

Fiyatlar son on yıl boyunca sürekli arttı. - Prices have risen steadily during the past decade.

kanama durdurucu
(Tıp, İlaç) Haemostatic agent
durdurucu