tursun

listen to the pronunciation of tursun
Türkisch - Englisch
get round
tur
tour

When is the next guided tour? - Bir sonraki rehberli tur saat kaçta?

The band are very excited about their upcoming tour. - Grup, gelecek turla ilgili çok heyecanlı.

tur
{i} round

Why don't we take a drive round the island on this ox carriage? - Neden bu öküz arabasının üstünde bir ada turu yapmıyoruz?

Iceland beat England in the round of 16. - İzlanda son16 turunda İngiltere'yi yendi.

tur
{i} lap

Tom and Mary watched John swim laps. - Tom ve Mary John'un yüzme turu attığını izledi.

Tom swims laps every morning before going to work. - Tom her sabah işe gitmeden önce turlar yüzer.

tur
rev

In our city, tourists are an important source of revenue. - Şehrimizde turistler önemli bir gelir kaynağıdır.

Most of the revellers are tourists. - Eğlenenlerin çoğu turist.

tur
walk
tur
ride
tur
cycle
tur
drive

Let's take a short drive this afternoon. - Bu öğleden sonra kısa bir araba turu atalım.

Tom drives a bus and Mary is a tour guide. - Tom bir otobüs sürüyor ve Mary bir tur rehberi.

tur
spin

Let's go for a spin around the park. - Park civarında şöyle bir tur atalım.

tur
outing
tur
excursion
tur
stroll
tur
itineration
tur
revolution
tur
circuit
tur
touring
tur
whorls
tur
to tour
tur
tour of
tur
lap of
tur
of lap
tur
{i} rounder
tur
round (of voting), ballot
tur
orange

Tom likes to wear brightly colored orange pants. - Tom parlak renkli turuncu pantolon giymeyi seviyor.

I am wearing an orange t-shirt and green pants. - Turuncu bir tişört ve yeşil pantolon giyiyorum.

tur
round (in a contest)
tur
tour, trip, outing; (yürüyerek) walk, stroll; (taşıtla) drive, spin; round, lap
Englisch - Englisch

Definition von tursun im Englisch Englisch wörterbuch

tur
A species of wild goat, Capra caucasia, native to the western Caucasus

Then to Hanukkah's mild surprise a voice rose up and, with laconic precision, likened this rumored brother Alp to the secretion on the nether parts of a she-tur.

tur
abbr Trunk Utilization Report
tur
name of an ancient Iranian hero, one of the three sons of Faridoon
tur
The urus
Türkisch - Türkisch

Definition von tursun im Türkisch Türkisch wörterbuch

TUR
(Hukuk) Devir,dolaşma;bir noktadan başlayarak belli yerleri gezip belli noktaya gelme;spor karşılaşmalarında kademe
TUR
(Osmanlı Dönemi) Had ve mikdar
TUR
(Osmanlı Dönemi) Dağ
tur
Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılan iş
tur
Kısa gezinti
tur
Başladığı noktada biten bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılan seyahat
tur
Dolaşma, gezinti
tur
Dolaşma
tur
Dolaşma: "Yemekten sonra araba ile tura çıktık."- Y. K. Beyatlı
tur
Feridun'un üç oğlundan biri
tur
Antik iran'da bir kahraman
tursun
Favoriten