İhtiyacımız olan tüm parayı sağlamak için sana güveniyoruz.
- We're banking on you to provide all the money we need.
O ailesinin geçimini sağlamaktadır.
- He provides for his family.
O,genç olduğu için,geçimini sağlayacak büyük bir aileye sahip.
- Young as he is, he has a large family to provide for.
O, yolcuya yiyecek ve giyecek sağladı.
- She provided the traveler with food and clothing.
O, ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için gece gündüz çalışır.
- He works day and night to provide for his family.
Senin ve kız kardeşinin ihtiyaçlarını karşılamak için elimden gelenin en iyisini yapıyorum.
- I'm trying my best to provide for you and your sister.
Bu olumlu fırsattan yararlandım.
- I availed myself of this favorable opportunity.
İşe yarar bir yardım var mı?
- Is there any help available?
O boşuna çite tırmanmaya kalkıştı.
- He attempted to climb the fence to no avail.
Biz sorunu birkaç kez tartıştık ama boşuna.
- We have discussed the problem several times but to no avail.
... desired out of the American heart to provide the pursuit of happiness for our citizens. ...
... we not only bill schools but also provide quality high quality of patient ...