to foresee

listen to the pronunciation of to foresee
Englisch - Türkisch
önceden görmek
öngörmek

Bilimin amacı, çoğunlukla söylenildiği gibi, anlamak değil, öngörmektir. - The aim of science is, as has often been said, to foresee, not to understand.

provide
{f} sağlamak, temin etmek, tedarik etmek; getirmek: Oğuz provided the drinks. Meşrubatı Oğuz getirdi
foresee
{f} (fore.saw, --n) önceden görmek, önceden sezmek
provide
sağla

Ben ailem için yiyecek ve giyecekler sağlayabilirim. - I am able to provide food and clothes for my family.

İzlandaca bir cümlenin İngilizce bir çevirisi varsa ve İngilizce cümlenin Svahilice bir çevirisi varsa, daha sonra bu, dolaylı olarak İzlandaca cümle için Svahilice bir çeviri sağlayacaktır. - If an Icelandic sentence has a translation in English, and the English sentence has a translation in Swahili, then indirectly, this will provide a Swahili translation for the Icelandic sentence.

provide
{f} karşılamak

O, ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için gece gündüz çalışır. - He works day and night to provide for his family.

Senin ve erkek kardeşinin ihtiyaçlarını karşılamak için elimden gelenin en iyisini yapıyorum. - I'm trying my best to provide for you and your brother.

provide
bulup vermek
provide
provide for geçimini sağlamak
foresee
hissi kablel vuku
foresee
ummak
foresee
tahmin etmek
foresee
sezmek
foresee
önceden sezmek
previse
ikaz etmek
previse
uyarmak
provide
ihtiyatlı bulunmak
provide
provide against hazırlıklı bulunmak
provide
donatmak
foresee
önceden görmek
foresee
önceden gör
provide
koşul olarak koymak
provide
sağlamak

Televizyon bilgi sağlamak için çok önemli bir araçtır. - Television is a very important medium through which to provide information.

Fabrika işçilerinin ailelerinin okullara, hastanelere ve mağazalara ihtiyaçları vardır, bu yüzden bu hizmetleri sağlamak için daha fazla insan bölgede yaşamak için gelir. Böylece bir şehir gelişir. - The families of the factory workers need schools, hospitals, and stores, so more people come to live in the area to provide these services, and thus a city grows.

provide
{f} hazırlıklı olmak
foresee
{f} ileriyi görmek
provide
{f} temin etmek
provide
{f} şart koşmak
provide
{f} koşul koymak
provide
(fiil) sağlamak, karşılamak, temin etmek, ihtiyacını karşılamak, şart koşmak, koşul koymak, önlem almak, hazırlıklı olmak
foresee
{f} geleceği görmek
foresee
(Hukuk) ilerisini görmek
foresee
önceden görmek ileriyi görmek
foresee
önceden bilmek
previse
önceden gör
Englisch - Englisch
provide
previse
To anticipate; to predict

I foresee in this, he says, the breaking up of our profession. The Lamplighter - Charles Dickens, 1838.

to discern beforehand
To provide
To see beforehand; to have prescience of; to foreknow
{f} predict, prophesy, foretell
act in advance of; deal with ahead of time
realize beforehand
If you foresee something, you expect and believe that it will happen. He did not foresee any problems He could never have foreseen that one day his books would sell in millions. = predict. to think or know that something is going to happen in the future predict
To have or exercise foresight
picture to oneself; imagine possible; "I cannot envision him as President"
to foresee

    Silbentrennung

    to fore·see

    Türkische aussprache

    tı fôrsi

    Aussprache

    /tə fôrˈsē/ /tə fɔːrˈsiː/

    Etymologie

    [ t&, tu, 'tü ] (preposition.) before 12th century. Middle English, from Old English tO; akin to Old High German zuo to, Latin donec as long as, until.

    Wort des Tages

    tachyphagia
Favoriten