türünden

listen to the pronunciation of türünden
Türkisch - Englisch
on the order of
tür
Type

I don't like this type of house. - Bu tür evi sevmiyorum.

That type of temple influenced all of the Middle East, mainly Egypt. - O tür tapınak bütün Orta Doğuyu, özellikle Mısır'ı etkiledi.

tür
kind

What kind of wine do you have? - Sizin hangi tür şarabınız var?

A tiger is a very ferocious kind of animal. - Kaplan çok vahşi bir hayvan türüdür.

tür
sort

What sort of danger are we in? - Biz ne tür bir tehlikedeyiz?

What sort of play is it? - O, ne tür bir oyundur?

tür
species

Although rainforests make up only two percent of the earth's surface, over half the world's wild plant, animal and insect species live there. - Yağmur ormanlarının, dünya yüzeyinin sadece yüzde ikisini kaplamasına rağmen; vahşi bitki, hayvan ve bitki türlerinin yarısından fazlası orada yaşar.

This species of deer is so elusive that only two have ever been photographed in the wild. - Bu geyik türlerinin yakalanması o kadar zor ki yabanda şu ana kadar sadece iki tanesinin resmi çekildi.

tür
breed
tür
{i} genre

Mozart cultivated many musical genres. - Mozart birçok müzik türünü ilerletti.

This story belongs clearly to no genre. - Bu hikaye açıkça hiçbir türe ait değil.

tür
variety

Apocryphal stories are the most fun variety of bullshit. - Uydurma hikayeler en eğlenceli saçmalık türüdür.

esans türünden
essential
tür
subspecies
fiil türünden
(Dilbilim) verbal
mucize türünden
miraculous
tür
(Gıda) sp
tür
(Ticaret) line
tür
(Ticaret) lot

A Turkish soft G and a Spanish H eloped and had lots of completely silent children together. - Türkçe Ğ ve İspanyolca H kaçtı ve birlikte birsürü tamamen sessiz çocukları oldu.

This sort of work calls for a lot of patience. - Bu tür iş çok sabır gerektirir.

tür
stamp
tür
category
tür
nature

There were no temples or shrines among us save those of nature. - Bizim aramızda doğayla ilgili olanlar hariç tapınaklar ve türbeler yoktu, .

tür
(Dilbilim,İnşaat) version

Turkish distinguishes between dotted and dotless Is. There are capital and lowercase versions of both. - Türkçe noktalı ve noktasız I arasında ayrım yapıyor. Her ikisinin de büyük ve küçük versiyonları var.

tür
(Bilgisayar) as
tür
form

The former Italian currency was the lira and its symbol was ₤. It's not related to the Turkish lira. - Daha önceki İtalyan para birimi liradır.ve onun sembolü £ dır.O Türk lirasıyla ilgili değildir.

The former Italian currency was the lira and its symbol was ₤. It's not related to the Turkish lira. - Eski İtalyan para birimi liretti ve sembolü ₤ idi. Liret Türk lirasıyla alâkalı değildir.

tür
(Bilgisayar) type is
tür
(Biyoloji) eidos
tür
(Aydınlatma) hue
tür
order

Turkish has a different word order. - Türkçe'nin farklı bir sözcük sırası var.

All sweaters of this type are out of stock now. We'll order them from the main store in Tokyo. - Şu anda bu tür tüm kazaklar bitti. Onları Tokyo'daki ana mağazadan sipariş edeceğiz.

tür
ilk
tür
range
tür
genus
tür
description
tür
sort of

What sort of danger are we in? - Biz ne tür bir tehlikedeyiz?

What sort of play is it? - O, ne tür bir oyundur?

tür
of sort
tür
type, kind
tür
the kind
ağır suç türünden
flagitious
baratarya türünden olan
barratrous
bezelye türünden tane
pea
buğday türünden
frumentaceous
böbrek taşı türünden
calculous
dolambaçlı söz türünden
circumlocutory
dua türünden
invocatory
düzeltme türünden
emendatory
engerek türünden
viperine
geçici önlem türünden
makeshift
guatr türünden
strumous
iftira türünden
calumnious
içki alemi türünden
Bacchant
içki alemi türünden
bacchanalian
kanun türünden bir çalgı
cither
kanıt türünden
argumentative
kefaret türünden
expiatory
kertenkele türünden
saurian
kertenkele türünden hayvan
saurian
keşif türünden
explorative
keşif türünden
exploratory
kolik türünden
colicky
kompliman türünden
complimentary
mezgit türünden bir balık
pout
opera türünden
operatic
ortaç türünden
participial
pisibalığı türünden bir balık
dab
putperestlik türünden
idolatrous
sarmaşık türünden
creeping
soru türünden
interrogatory
spanyel türünden bir av köpeği
springer spaniel
spanyel türünden bir av köpeği
springer
süngertaşı türünden
tufaceous
sıraca türünden
strumous
timsah türünden hayvan
saurian
tür
{i} stripe
tür
(Hukuk) modality
tür
cast

The Turks held siege over the Castle of Eger for a long time. - Türkler Eğri Kalesi'ni uzun süre kuşattılar.

tür
kind, sort, type
tür
{i} class

I don't accept any kind of comment during my class. - Dersim sırasında herhangi türde yorum kabul etmiyorum.

She can play all kinds of instruments, classical or folk. - O klasik ya da folk, her türlü enstrümanı çalabilir.

tür
race
tür
kind, sort, type, description; species
tür
{i} strain

France has banned a strain of genetically modified maize. - Fransa, genetiği değiştirilmiş bir mısır türünü yasakladı.

tür
(Botanik) , (Zooloji) species
tür
{i} persuasion
yergi türünden
satirical
yunus balığı türünden balık
dolphin
yıldızçiçeği türünden çiçek
pompon
çiçek hastalığı türünden hastalık
pox
Türkisch - Türkisch

Definition von türünden im Türkisch Türkisch wörterbuch

tür
Çeşit
Tür
janr
Tür
fam
tür
Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm, janr
tür
Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram
tür
Türlü
tür
Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm
türünden
Favoriten