Because of hunger and fatigue, the dog finally died.
- Açlıktan ve yorgunluktan dolayı, köpek sonunda öldü.
The lioness finally gave chase to the gazelle.
- Dişi aslan sonunda ceylanı kovaladı.
I finally got through the test.
- Sonunda testi geçtim.
The storm eventually blew through.
- Fırtına sonunda dindi.
Their argument eventually ended in a draw.
- Onların tartışması sonunda berabere bitti.
I always thought that Tom and Mary would eventually get married.
- Her zaman Tom ve Mary'nin sonunda evleneceklerini düşündüm.
You're asking what I'll do in the last hours before the end of the world. I'll probably take out the garbage and clean up the apartment, and you could come and help me with it.
- Dünyanın sonundan önce son saatlerde ne yapacağımı soruyorsun. Muhtemelen çöpü çıkaracağım ve daireyi temizleyeceğim ve bu konuda yardım etmek için gelebilirsin.
There will be an economic crisis at the end of this year.
- Bu yılın sonunda bir ekonomik kriz olacak.
She left for Paris at the end of last month.
- O geçen ayın sonunda Paris'e gitti.
At length, I found his house.
- Sonunda evini buldum.
At length, he began to cry.
- Sonunda ağlamaya başladı.
She went back to England in the end.
- O sonunda İngiltere'ye geri döndü.
In the end she chose another kitten.
- Sonunda diğer kedi yavrusunu seçti.
He is yet to know the truth.
- Sonunda gerçeği öğrenecek.
Are you over your cold yet?
- Sonunda soğuk algınlığın bitti mi?
At last a good idea struck me.
- Sonunda aklıma güzel bir fikir geldi.
With hunger and fatigue, the dog died at last.
- Açlıktan ve yorgunluktan dolayı, köpek sonunda öldü.
At last, the truth became known to us.
- Sonunda,gerçeği öğrendik.
At last, they began to count down cautiously.
- Sonunda, dikkatlice geri saymaya başladılar.
The old method proved to be best after all.
- Eski metot sonunda en iyi olduğunu kanıtladı.
Tom made the right decision after all.
- Tom sonunda doğru kararı verdi.
Who will ultimately decide?
- Eninde sonunda kim karar verecek?
Tom eventually found a job that he liked.
- Tom sonunda hoşlandığı bir iş buldu.
I always thought that Tom and Mary would eventually get married.
- Her zaman Tom ve Mary'nin sonunda evleneceklerini düşündüm.
Ken is going to the United States at the end of July.
- Ken, temmuz ayının sonunda Amerika Birleşik Devletleri'ne gidiyor.
There will be an economic crisis at the end of this year.
- Bu yılın sonunda bir ekonomik kriz olacak.
Finally we have learned the truth.
- Sonunda,gerçeği öğrendik.
He finally became the president of IBM.
- O, sonunda IBM'in başkanı oldu.
I finally found my way out of the confusing maze.
- En sonunda kafa karıştıran labirentten dışarı çıkabildim.
Tom finally agreed to let Mary in on the secret.
- Tom en sonunda Meryem'e sırrı vermeyi kabul etti.
The snow-flakes seemed larger and larger, at last they looked like great white fowls.
- Kar taneleri, en sonunda büyük beyaz kuşlara benzeyene kadar büyüdü de büyüdü.
At last, he realized his error.
- En sonunda hatasını anladı.
Who will ultimately decide?
- Eninde sonunda kim karar verecek?
Nihayet doktorun sekreteri Tom'un adını seslendi.
- Sonunda doktorun sekreteri Tom'un ismini çağırdı.
Tom nihayet eşcinsel olduğunu itiraf ettiğinde herkes zaten onun eşcinsel olduğunu biliyordu.
- Tom sonunda kabullenmeye karar verdiğinde herkes zaten onun eşcinsel olduğunu biliyordu.