Dick o problemi çözmek için boşuna çalıştı.
- Dick tried to solve the problem, in vain.
Polis, suçu çözmek için yola çıktı.
- The police set out to solve the crime.
Bir şeyi halletmek için en iyi metot bazen en basitidir.
- The best way to solve a problem is sometimes the simplest.
Bu sorunu halletmek zor.
- It is difficult to solve this problem.
Ben problemi kolaylıkla çözmene şaşırdım.
- I'm amazed by the ease with which you solve the problem.
Çözmesi zor bir problemdi.
- It was a difficult problem to solve.
Bu problemler yakın gelecekte çözülmüş olacak.
- These problems will be solved in the near future.
Bu benim çözemeyeceğim kadar çok zor bir problem.
- This is too hard a problem for me to solve.
Eğer kendi kendine yetmeyi vergiye tâbi yapmış olsalar, tüm ekonomik sorunlar çözülürdü.
- All economic problems would be solved, if they made complacency taxable.
Çoğu problem gibi bu da sonunda çözülür, sanırım.
- Like most problems, this will eventually be solved, I think.
Tom problemin çözümünde hiçbir zorluk çekmedi.
- Tom had no difficulty in solving the problem.
Bu problemin çözümü çok basit.
- Solving this problem is simple.
Biraz daha sabırla bu bulmacayı çözebilirdin.
- You could have solved this puzzle with a little more patience.
Bu benim problemi nasıl çözdüğümdür.
- This is how I solved the problem.
O, sorunu çözmeyi başardı.
- He succeeded in solving the problem.
Takeo matematik problemlerini çözmeye dalmış.
- Takeo is engrossed in solving mathematical problems.
Kebap cinayetleri çözülmüş görünüyor.
- The kebab murders appear to be solved.
Bir bakıma, sorun çözülmüştür.
- As it were, the problem is solved.
Ben bir sorun çözücüyüm.
- I'm a problem solver.
Bir sorun çözücü olmak istiyorum.
- I want to be a problem solver.
Takeo matematik problemlerini çözmeye dalmış.
- Takeo is engrossed in solving mathematical problems.
Problemi çözmeye çalış.
- Try solving the problem.
Ben sorunu halletmeye çalıştım.
- I tried solving the problem.
... significant reasons. The first one is that it doesn't actually solve the problem. Breaking ...
... it gives you equipment to solve problems mentally. It’s mentally exciting; you really have ...