Bir sürü insan vardı.
- There were lots of people.
Bay Miyake Kurashiki'de kaldığım sırada bana bir sürü yer gösterdi.
- Mr Miyake showed me lots of places during my stay in Kurashiki.
Tom çok fazla değişmedi.
- Tom hasn't changed very much.
Hanako keki çok fazla seviyor.
- Hanako likes cake very much.
Bu yolda bir hayli trafik var.
- There is a great deal of traffic on this road.
Bunun hakkında bir hayli düşündüm.
- I've thought about this a great deal.
Hâlâ birçok batıl inanca inanılıyor.
- Lots of superstitions are still believed in.
Birçok kız Tom'u sever.
- Lots of girls like Tom.
Bugün yapacak çok işim var.
- I have a great deal to do today.
O, oldukça çok kazanır.
- He earns a great deal.
Ona oldukça çok borçluyum.
- I owe him a great deal.
O, oldukça çok kazanır.
- He earns a great deal.
Biz piknikte çok eğlendik.
- We had lots of fun at the picnic.
Müzik dinlemek çok eğlenceli.
- Listening to music is lots of fun.