Bay Miyake Kurashiki'de kaldığım sırada bana bir sürü yer gösterdi.
- Mr Miyake showed me lots of places during my stay in Kurashiki.
Konserde bir sürü insan vardı.
- There were lots of people at the concert.
Mike hayvanları çok fazla severdi.
- Mike liked animals very much.
Tom Fransızcayı çok fazla konuşmaz.
- Tom can't speak very much French.
Bu yolda bir hayli trafik var.
- There is a great deal of traffic on this road.
O bir hayli sabır gösterdi.
- He displayed a great deal of patience.
Yurtdışı deneyimleriyle ilgili birçok kitap yazdı.
- He has written lots of books about his experience abroad.
Birçok kız Tom'u sever.
- Lots of girls like Tom.
O, oldukça çok kazanır.
- He earns a great deal.
Onun konuşması onun çok şey bildiğine beni inandırdı.
- His talk led me to believe that he knows a great deal.
Ona oldukça çok borçluyum.
- I owe him a great deal.
O, oldukça çok kazanır.
- He earns a great deal.
Müzik dinlemek çok eğlenceli.
- Listening to music is lots of fun.
Oyun çok sayıda insanı heyecanlandırdı.
- The game excited lots of people.