muhteşem

listen to the pronunciation of muhteşem
Türkisch - Englisch
magnificent

The Altamira cave is famous for its magnificent Paleolithic paintings. - Altamira Mağarası muhteşem Paleolitik resimleriyle ünlüdür.

You've done a magnificent job. - Muhteşem bir iş yaptın.

splendid

You did a splendid job. - Muhteşem bir iş yaptın.

She was wearing a splendid outfit. - Muhteşem bir kıyafet giyiyordu.

spectacular

These fireworks are spectacular! - Bu havai fişekler muhteşem.

I want to show you a spectacular view. - Sana muhteşem bir manzara göstermek istiyorum.

gorgeous

You're looking gorgeous. - Muhteşem görünüyorsun.

She's really gorgeous. - O gerçekten muhteşem.

noble
superb

His taste in music is superb. - Onun müzik zevki muhteşemdir.

This is a superb idea. - Bu muhteşem bir fikir.

stupendous

It is a stupendous project. - Bu muhteşem bir proje.

glorious

We had a glorious time at the seaside. - Biz deniz kenarında muhteşem bir zaman geçirdik.

This is certainly a glorious day. - Gerçekten muhteşem bir gün.

(isim) Splendid, magnificient
magnific

This magnificent cathedral dates back to the Middle Ages. - Bu muhteşem katedral orta çağlara kadar dayanır.

The Altamira cave is famous for its magnificent Paleolithic paintings. - Altamira Mağarası muhteşem Paleolitik resimleriyle ünlüdür.

slashing
magnificent, splendid, majestic, grand, great, glorious
resplendent
regal
magnifical
corking
majestic
august
Olympian
royal
solemn
imperial

Some Whites seek more imperial solutions. - Bazı Beyazlar daha muhteşem çözümler aramaktadır.

lordly
grand
magnificent, splendid, grand; imposing
stately
sublime
spellbinding
pompous
powerful
great

I think this tie will go great with that shirt. - Bu kravatın o gömlekle muhteşem uyacağını düşünüyorum.

Tom had a really great time. - Tom gerçekten muhteşem zaman geçirdi.

grandiose
sumptuous
proud
superbly

Tom explained the situation superbly. - Tom durumu muhteşem şekilde açıkladı.

kingly
a gorgeous
palatial
palmy
refulgent
bright
costly
muhteşem şey
imperial
büyük ve muhteşem yapı
pile
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) Etraflı ve taraftarlarının çokluğu ile büyük
(Osmanlı Dönemi) Büyük, debdebeli, tantanalı
(Osmanlı Dönemi) ihtişamlı, gösterişli, göz alıcı
Görkemli, gösterişli, büyük ve göz alıcı
Büyük
Görkemli: "Ne büyümüş, ne koca göbekli muhteşem bir mahluk olmuştu."- S. F. Abasıyanık
muhteşem
Favoriten