muhteşem

listen to the pronunciation of muhteşem
Türkçe - İngilizce
magnificent

The Altamira cave is famous for its magnificent Paleolithic paintings. - Altamira Mağarası muhteşem Paleolitik resimleriyle ünlüdür.

You've done a magnificent job. - Muhteşem bir iş yaptın.

splendid

It would be splendid if we could go there, wouldn't it? - Biz oraya gidebilsek muhteşem olurdu, değil mi?

She was wearing a splendid outfit. - Muhteşem bir kıyafet giyiyordu.

spectacular

It was quite spectacular. - O oldukça muhteşemdi.

Mt. Fuji looks spectacular at sunset. - Fuji Dağı gün batımında muhteşem görünüyor.

gorgeous

You're looking gorgeous. - Muhteşem görünüyorsun.

He's drop-dead gorgeous. - O göz alıcı muhteşem.

noble
superb

Tom explained the situation superbly. - Tom durumu muhteşem şekilde açıkladı.

You have superb English. - Muhteşem İngilizcen var.

stupendous

It is a stupendous project. - Bu muhteşem bir proje.

glorious

This is certainly a glorious day. - Gerçekten muhteşem bir gün.

We had a glorious time at the seaside. - Biz deniz kenarında muhteşem bir zaman geçirdik.

(isim) Splendid, magnificient
magnific

The Altamira cave is famous for its magnificent Paleolithic paintings. - Altamira Mağarası muhteşem Paleolitik resimleriyle ünlüdür.

You've done a magnificent job. - Muhteşem bir iş yaptın.

slashing
magnificent, splendid, majestic, grand, great, glorious
resplendent
regal
magnifical
corking
majestic
august
Olympian
royal
solemn
imperial

Some Whites seek more imperial solutions. - Bazı Beyazlar daha muhteşem çözümler aramaktadır.

lordly
grand
magnificent, splendid, grand; imposing
stately
sublime
spellbinding
pompous
powerful
great

You've been a great help. - Muhteşem bir yardımcısın.

I think this tie will go great with that shirt. - Bu kravatın o gömlekle muhteşem uyacağını düşünüyorum.

grandiose
sumptuous
proud
superbly

Tom explained the situation superbly. - Tom durumu muhteşem şekilde açıkladı.

kingly
a gorgeous
palatial
palmy
refulgent
bright
costly
muhteşem şey
imperial
büyük ve muhteşem yapı
pile
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) Etraflı ve taraftarlarının çokluğu ile büyük
(Osmanlı Dönemi) Büyük, debdebeli, tantanalı
(Osmanlı Dönemi) ihtişamlı, gösterişli, göz alıcı
Görkemli, gösterişli, büyük ve göz alıcı
Büyük
Görkemli: "Ne büyümüş, ne koca göbekli muhteşem bir mahluk olmuştu."- S. F. Abasıyanık
muhteşem