makam

listen to the pronunciation of makam
Türkisch - Englisch
{i} office
(Politika, Siyaset) competent authority
rank
location
(Politika, Siyaset,Ticaret) seat

I want you to return to your seat. - Makamına dönmeni istiyorum.

manner
(Ticaret) promotion
maqam
office (place of work)
classical Turkish mus. a concept of melodic creation that determines tonal relations, tessitura, starting tone, reciting tone, and the finalis, as well as an overall indication of the melodic contour and patterns (Its closest counterpart in Western music is the medieval concept of mode.)
position, post, office
modal
(Hukuk) authority

I'm the local authority here. - Ben burada yerel makamım.

station
way
location; office
harmony; tune (Music); mode
post, office; mode
place

Tom is going to attend the meeting in my place. - Tom benim makamımdaki toplantıya katılacak.

quarter
position of authority
chair; strain
music
prefecture

There are 43 prefectures in Japan. - Japonya'da 43 makam vardır.

warble
{i} strain
palindrome
{i} tune
makam aracı
official car
makam odası
office
makam ziyareti
(Askeri) office call
makam şoförü
office driver
makam avcısı
office seeker
makam avcısı
office hunter
makam için aday gösterme
(Politika, Siyaset) nomination for offıce
makam ödeneği
(Ticaret) executive compensation
maaşlı makam sahibi olan
beneficed
alacak makam
(Askeri) addressee
nihai makam
(Ticaret) last resort
yetkili makam
(Ticaret) national authority
yetkili makam
(Kanun,Teknik,Ticaret) authority
makamlar
Offices
müzikte makam
authorities in the music
askeri makam
military position
ağır ezgi, fıstıki makam
(Konuşma Dili) slowly, taking one's time, ponderously
bağımsız düzenleyici makam
(Hukuk) independent regulatory authority
belgeyi düzenleyen adli makam
(Hukuk) issuing judicial authority
boyna takılan makam zinciri
chain of office
boş makam
(Hukuk) empty chair
emir veren makam
(Hukuk) authorising officer
fıstıki makam
(Konuşma Dili) very slowly, at a snail's pace
gönderen makam kodu
(Askeri) routing indicator code
kadro koruma için bölgesel yetkili makam
(Askeri) Landesamt für Verfassungsschutz (regional authority for constitutional protection)
merkezi makam
(Hukuk) central authority
milli askeri makam
(Askeri) national military authority
sorumlu makam
(Hukuk) authority responsible for
temyiz yetkisini haiz makam
(Askeri) confirming authority
yabancı makam
(Hukuk) foreign authority
yasa uygulayıcı makam
(Hukuk) law enforcement agency
yasadışı eylemlere karşı tetikte olan makam
watchdog committee
yerine getiren adli makam
(Hukuk) executing judicial authority
yetkili adli makam
(Hukuk) competent judicial authority
yetkili makam
ordinary
yetkili yerel makam
(Ticaret) local authority
yüksek makam
dignity
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) Câh. Mesned. Mansab
(Osmanlı Dönemi) Musikide usul. Tempo
(Osmanlı Dönemi) Rütbeli yer
(Osmanlı Dönemi) Durulacak yer
Mevki, yer
Orun, yüksek memuriyet
Mevki, kat, yer
Mevki, kat, yer: "İnsan değil gökyüzündeki makamını şaşırarak yere inmiş bir melektir."- H. R. Gürpınar
Türk müziğinde bir dizinin işleniş biçimine verilen ad
Klasik Türk müziğinde bir dizinin işleniş biçimine verilen ad
orun
post
mevki
(Osmanlı Dönemi) HÜKM
makam arabası
Yüksek makamdaki bir kimse için ayrılan araba, makam otomobili
makam odası
Yüksek makamdaki bir kimse için ayrılan oda
makam otomobili
Makam arabası
makam tazminatı
Yüksek makamda görevli bulunanlara aylık maaşları dışında fazladan ödenen ücret, makam ödeneği
makam ödeneği
Makam tazminatı
makam şoförü
Makam arabasını kullanan şoför
adli makam
Adalet işlerinin görüldüğü ve sonuca bağlandığı kamuya ait yönetim yeri, adli merci
fıstıki makam
Çok ağır, ağır ağır, yavaş yavaş
makam
Favoriten