Eylemde en az altı yüz insan öldü.
- At least six hundred men died in action.
Asker eylemde öldürüldü.
- The soldier was killed in action.
Ortak çıkarları için birlikte çalışmaktaydılar.
- They had been working together for common interests.
Onlar yeni binada çalışmaktalar.
- They have been working on the new building.
Makineleri çalıştırmaya devam etmeliyiz.
- We have to keep the machines working.
Paranın bir hükmü kalmadığında sistemin tüm işleyişi durur.
- When money ceases to have value, the entire system stops working.
Dokuz-beş işinde çalışmaktan bıktım.
- I'm tired of working a nine-to-five job.
O benim iş arkadaşımdır.
- He is my working mate.
Tom şu anda onun için çalışan on kişiye sahip.
- Tom currently has ten people working for him.
Cuma akşamları, deniz aşırı ülkelerde eşleriyle birlikte çalışan bir grubumuz Chuck's Bar and Grill'de buluşurlar.
- On Friday evenings, a group of us with spouses working overseas meet at Chuck's Bar and Grill.
İşletme mastırımı bitirme üzerinde çalışıyorum.
- I'm working on finishing my MBA.
Şunu halletmek üzerine çalışıyoruz.
- We're working on getting that done.
Yeterli zamanım olduğundan emin olmak için deli gibi çalışıyorum.
- I'm working like crazy to make sure I have enough time.
The steam engine in action was very impressive.
Many men were missing in action.
... actually see them in action. ...
... What you see here is our latest voice action, ...