get out of here

listen to the pronunciation of get out of here
Englisch - Türkisch
hadi ordan
hadi canım sen de
hadi be
out
{f} dışarı çıkarmak

Tom, köpeğini dışarı çıkarmak için kapıyı açtı. - Tom opened the door to let his dog out.

Tom yarın gece Mary'yi dışarı çıkarmak istiyor. - Tom wants to take Mary out tomorrow night.

get out of
kurtulmak

Boston'dan kurtulmak zorundaydım. - I had to get out of Boston.

Bir defa kötü bir alışkanlığı başlayınca, ondan kurtulmak zor olabilir. - Once you've got into a bad habit, it can be difficult to get out of it.

get out of
(Fiili Deyim ) -den dışarı çıkmak
get out of
kaçınmak
get out of
uzak durmak
out
{s} dış

Bu öğleden sonra dışarıya çıkacağım. - I'm going to go out this afternoon.

Televizyon seyretmek yerine, dışarıya çıkıp biraz temiz hava al. - Go out and breathe some fresh air instead of watching TV.

out
{s} dışarıdaki

Tom dışarıdaki insanların sesini duyabildi. - Tom could hear the sound of people outside.

Maria yatalaktı. Dışarıdaki dünyayla tek irtibatı televizyon yayınları aracılığıyla oluyordu. - Maria was bedridden. The only contact she had with the outside world was via the TV broadcasts.

out
{i} aut
get out of
(bir yerden) çıkmak
get out of
bulaşmamak
get out of
sızıntı yapmak
get out of
dışarı çıkartmak
get out of
-den çıkartmak
get out of
-den elde etmek
get out of
arabadan inmek

Tom arabadan inmek ve yürümek istedi. - Tom wanted to get out of the car and walk.

Leyla arabadan inmek istedi. - Layla wanted to get out of the car.

get out of
ağzından laf almak
get out of
dışarı sızmak
get out of
sıyrılmak
get out of
bir şeyi elde etmek
get out of
sakınmak
get out of
-den yararlanmak
get out of
birine boyun eğdirmek
get out of
inmek

Tom arabadan inmek ve yürümek istedi. - Tom wanted to get out of the car and walk.

Tom arabadan inmek istiyordu. - Tom wanted to get out of the car.

get out of
kaçak yapmak
get out of
uzaklaşıp kurtulmak
out
yanmak
out
anormal
get out of
elde etmek
get out of
sorumluluktan kaçmak
get out of
vazgeçebilmek
get out of
kaç

Buradan hemen kaçmalıyız. - We should get out of here now.

Kaç Tom. Çık buradan! - Run, Tom. Get out of here!

out
harici

Ev dahili ve harici temizlendi. - The house was cleaned inside and out.

out
sönük
out
adamakıllı
out
dışarıya

Ben dışarıya giderken yanımda bir şemsiye alırım. - I take an umbrella with me when I go out.

Baba, dışarıya çıkıp oyun oynayabilir miyim? - Daddy, may I go out and play?

out
dışta yer alan
out
dışarı

Çoğu genç yetişkin geceleyin dışarı çıkmaktan hoşlanır. - Most young adults enjoy going out at night.

Dışarıya çıkamam çünkü çok ödevim var. - I can't go out because I have a lot of homework.

out
dışarıda

Dışarıda bir masaya oturabilir miyiz? - Could we have a table outside?

O her gün, dışarıda yemek yerdi, ancak şimdi buna gücü yetmiyor. - He used to eat out every day, but now he can't afford it.

get outta here
burdan
out of here
Buradan
get out of
bırakabilmek
get out of
kazanmak
get out of
sağlamak
out
yeni çıkmış

Fırından yeni çıkmış ekmeğin kokusunu seviyorum. - I like the smell of bread just out of the oven.

out
bozulmuş
out
açığa çık

Sır resmi olarak açığa çıktı. - The secret is officially out.

Sami bu konuyu açığa çıkardı. - Sami found out about this.

out
outbid outdrink
out
eskimiş
out
(İnşaat) dışında, dışarıda
Englisch - Englisch
Command for someone to leave immediately
An exclamation of disbelief
To leave or exit a place

If you're smart, don't sign the employment contract and get out of here while you still can.

(Slang) you are lying (expression of disbelief); get out of my sight!
get out of
To leave, exit, or become free of

I can't get out of this notion that she may have known all along.

get out of
To circumvent some obligation entirely

Is there any way I can get out of Saturdays?.

get outta here
Indicating disbelief or requesting confirmation

B: Get outta here!.

get outta here
Used to tell somebody to go away or leave one alone

Get outta here! I'm trying to read!.

get outta here
Eye dialect spelling of get out of here
get out of
If you get out of doing something that you do not want to do, you succeed in avoiding doing it. It's amazing what people will do to get out of paying taxes
get out of here!
{ü} out

Just get out of here. - Just get out of here!

We've got to get out of here! - We've got to get out of here.

get out of here
Favoriten