gözden geçirme

listen to the pronunciation of gözden geçirme
Türkisch - Englisch
revision

I'm starting my revisions from next week. - Önümüzdeki haftadan itibaren gözden geçirmelerime başlıyorum.

overhaul
(Hukuk) (bir durumu veya sistemi iyileştirmek için kullanılır) review
(Ticaret) scan
revise

In the light of these facts, it may be necessary to revise our theory. - Bu gerçeklerin ışığında, teorimizi gözden geçirmemiz gerekli olabilir.

I have to revise for a biology test. - Biyoloji testi için gözden geçirmek zorundayım.

check

It's worth checking out. - Gözden geçirmeye değer.

(Ticaret) sight test
{i} run through
{i} browsing
sifting
revising

She's supposed to be revising, Tom. - Onun gözden geçirmesi gerekiyor, Tom.

I've finished revising. - Ben gözden geçirmeyi bitirdim.

(Nükleer Bilimler) review

You must appropriately review the outcome of your bargain. - Pazarlığının sonucunu uygun bir şekilde gözden geçirmelisin.

I need to review and revise my approach. - Benim yaklaşımımı gözden geçirmem ve revize etmem gerekiyor.

revisal
gözden geçirmek
{f} review

Tom could use a little extra time to review for the upcoming test. - Tom yaklaşan testi gözden geçirmek için biraz ekstra zaman kullanabilirdi.

gözden geçirmek
{f} revise

I have to revise for a biology test. - Biyoloji testi için gözden geçirmek zorundayım.

gözden geçirmek
look over

Did you have time to look over the report? - Raporu gözden geçirmek için vaktiniz var mıydı?

gözden geçirmek
(Dilbilim) check out
gözden geçirmek
go through

I never want to go through that again. - Ben asla onu tekrar gözden geçirmek istemiyorum.

I have to go through the task by tomorrow. - Yarına kadar görevi gözden geçirmek zorundayım.

gözden geçirmek
view
gözden geçirmek
examine
gözden geçirmek
survey
gözden geçirmek
look at
gözden geçirmek
(Ticaret) scan
gözden geçirmek
(Politika, Siyaset) review to
gözden geçirmek
pass something in review
gözden geçirmek
look into
gözden geçirmek
run over
gözden geçirmek
scrutinize
gözden geçirmek
browse
gözden geçirmek
flyspecking
gözden geçirmek
go over

I want to go over a few things with you. - Seninle birlikte birkaç şeyi gözden geçirmek istiyorum.

I want to go over these numbers with you. - Bu sayıları seninle gözden geçirmek istiyorum.

gözden geçirmek
inspect
gözden geçirmek
bone up
gözden geçirmek
revision
gözden geçirmek
run through
gözdengeçirme
(Bilgisayar) review
gözden geçirmek
vet
gözden geçirmek
see over
gözden geçirmek
think in terms of
gözden geçirmek
sift through
gözden geçirmek
skim
gözden geçirmek
check
gözden geçirmek
check up
gözden geçirmek
take a fresh look
gözden geçirmek
Scrutinize, go over, look over, inspect, review, examine, look through
gözden geçirmek
Revise, review
Başkanın gözden geçirme muhtırası
(Askeri) Presidential review memorandum
bir daha gözden geçirme
(Hukuk) review
dolaşarak gözden geçirme
perambulation
gözden geçirmek
sift
gözden geçirmek
pass smth. in review
gözden geçirmek
check up on
gözden geçirmek
have a look at
gözden geçirmek
to scrutinize, to go over, to look over, to inspect, to review, to examine, to look through
gözden geçirmek
overview , review , revise
gözden geçirmek
examine into
gözden geçirmek
dip into

We had to dip into our savings in order to pay the unexpected medical expenses. - Beklenmedik sağlık giderlerini ödemek için tasarruflarımızı gözden geçirmek zorunda kaldık.

gözden geçirmek
(Hukuk) to review, to revise, to consider
gözden geçirmek
(kitap) browse
gözden geçirmek
look through
gözden geçirmek
canvass
gözden geçirmek
flick through
konfigürasyon gözden geçirme kurulu
(Askeri) configuration review board
kısaca gözden geçirme
overview
personel hazır bulunma tümeni; Başkanın Gözden Geçirme Direktifi
(Askeri) personnel readiness division; Presidential review directive
çabucak gözden geçirme
runthrough
Türkisch - Türkisch

Definition von gözden geçirme im Türkisch Türkisch wörterbuch

Gözden geçirmek
prova yapmak
gözden geçirme
Favoriten