bakılmak

listen to the pronunciation of bakılmak
Türkisch - Englisch
nurse
(for something) to be attended to, be tended to, be seen to: O işe bakıldı. That task's been seen to
impersonal passive to look at; to gaze at
(for a child, a sick person, a thing) to be looked after, be cared for: Çocuğa iyi bakıldı. The child was well cared for
impersonal passive to pay attention to, heed, listen to
take care of
looked

The launching of artificial earth satellites is commonly looked upon as an exploration of space. - Yapay dünya uydularının fırlatılmasına yaygın olarak uzayın bir keşfi gözüyle bakılmaktadır.

looked at
looked after
treated
attended
bak
check it out
bak
look at

Every time I look at this picture, I think of my father. - Bu resme her bakışımda, babamı hatırlarım.

Meg didn't even look at me. - Meg bile bana bakmadı.

bak
(Bilgisayar) look in

Look in the phone book. - Telefon rehberine bakın.

Look into that, would you? - Onun içine bak, ne dersin?

bak
(Bilgisayar) lookup
bak
{f} look

She looked at me and smiled. - O bana baktı ve gülümsedi.

Look at that mountain which is covered with snow. - Karlarla örtülü şu dağa bak.

bak
{f} regarding
bak
{f} face

Seen at a distance, the rock looked like a human face. - Uzaktan bakıldığında, kaya, bir insan yüzü gibi görünüyordu.

Looking at your Facebook friends' photos is a waste of time. - Facebook'taki arkadaşlarının resimlerine bakmak vakit kaybıdır.

bak
look after

You should look after the children from time to time. - Zaman zaman çocuklara bakmalısın.

She asked me to look after her baby in her absence. - Onun yokluğunda bebeğine bakmamı rica etti.

bak
have one's wits about one
hekimce bakılmak
If you look at the physician be
bak
{ü} lo
bak
{k} women's lib
bak
vide

Let me have a look at your video camera. - Video kamerana bir bakayım.

bak
{k} Until when? till when
bak
{k} no way
bak
behold
bak
{k} Till when
bak
or else
bak
(abbr. for bakınız) see; cf. (compare)
Englisch - Englisch

Definition von bakılmak im Englisch Englisch wörterbuch

BAK
Basic Aeronautical Knowledge, an initial theory course for trainee pilots
BAK
extension of a backup file (Computers)
bak
Arresting Cable Prefix (e g , BAK-9)
bak
Backup ( bak) - Older version of a batch-file, by using this files you can restore the previous version of such a file if you want that for some reason
bak
Back at KB, when you return
bak
A suffix for filenames indicating a backed-up file You can usually delete bak files, provided you make sure that you have the most recent version and will not be needing the backup at any stage
bak
Backup file
bak
Back At Keyboard
bak
a threatening predator, however, Kilrathi do not eat other predators, as they believe them to have an extremely foul taste
Türkisch - Türkisch
Bakma işine konu olmak veya bakma işi yapılmak
Bakma işine konu olmak veya bakma işi yapılmak: "Öyle dik dik bakılmaya, sert hareketlere tahammül edemiyorlardı."- R. H. Karay
BÂK
(Osmanlı Dönemi) f. Korku, havf, çekinme, sakınma
bakılma
Bakılmak işi
Englisch - Türkisch

Definition von bakılmak im Englisch Türkisch wörterbuch

Bak
Bey, Türkçede erkeklerin kullandığı sanlardan birisidir. Diğerleri efendi, ağa, efe, çelebi, ağabey, amca, dayıdır. Eski Türkçedeki biçimi beğ idi
bakılmak
Favoriten